The Fall filmi, rüyalar veya Gugli Gugli Gugli

Mazi

Aradığın mesajı buldun mu? Lütfen düşme.

Bahar geldi, yazı bekliyoruz. Eski yazları hatırlıyoruz biraz şarap eşliğinde. Çabuk uyuyoruz, fazla erken uyanıyoruz ve eski bir tekerlemeyi mırıldanıyoruz kendimizi yalnız hissettiğimizde. Gugli gugli gugli.

Bir imparator yıkıntıların etrafında dolaşıyor. Koca bir çölde kayboluyoruz bir anda. Bir anda Bitlis’ten çatışma haberleri geliyor. Ne zaman alıştı insanlar çatışma haberlerine? Savaş kestiği sinirlerin yerini unutturuyor. Bütün sinir uçları açıkta yaşıyor bunca insan. Bunca insan bir taşa oturmuş bir atın nehirden çıkarılmasını izliyor.

Bir adada buluyoruz kendimizi, adada bulmazsak kendimizi banal sorular soran insanlar etrafımızı kuşatıyor. Bir adaya düşsen ne alacaksın yanına, bir adaya düşsen ne alacaktın yanına, bir adaya düşersen. Adaya kendi rızanla kapanıyorsun bu yüzden. Bünye sadece bu soruları sormayan insanlarla aynı yerde bulunmak istiyor. Karnında kuşlar taşıyan, bir kelebeğin, bir geçmişin, bir hikayenin ağırlığını biriktiren insanlarla konuşmak sadece.

Suda yüzen fillerden de bir şiir çıkabilir. İyi bir şiir çıkarabilir bütün hayal kırıklıkları, acısız bir anıya dönüşmeden önce. Bunu hepimiz merak ediyoruz ama yalnız sahiden cesurlarımız sorabiliyor:

Arkadaşın bir korsan mı?
Bazen…

Bazen, kendi kendine yanan ağaçlar yeni doğumlara açılıyor.
Bir mistiğe ihtiyacımız yok mu? Savcılığın ciddiye almayıp saldığı bir adam tehdidini yerine getiriyor: çocuğunun 23 Nisan töreninde eşini bıçaklayarak öldürüyor. Bir mistiğe ihtiyacımız yok mu hakikaten? Başkalarının acılarını öfkelenmeden dinlemek için daha kaç sene geçmesi gerekiyor? Bir mistiğe ihtiyacımız yok mu hakikaten?
Bir mistik olsun bunca kalabalıkta bulunamıyor.

Beklemediğimiz bir çatlaktan sızabilirdi bu film. Yönetmeni ‘ya görülebilecek en boktan şey olacak ve kötü bir müzik videosuna benzeyecek’ diyor, ya da… Adam soruyor tekrar, ‘Ruhumu kurtarmaya mı çalışıyorsun?’ Belki farklı rüyalarda herkes aynı hayali kuruyor.

Başkasının rüyasına düşmek gibi bir şey The Fall’u izlemek.
Parçası olmadığın bir dünyada yüzmek…

‘Tuhaf bir ikiliyiz değil mi?’

Gugli gugli gugli.

İstanbul

Bu yazıyı paylaş...

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*