Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Yaptığım en doğru şey

Kadın Kahramanlar

Yıllardır sevdiğim, her yıl heyecanla beklediğim, mumları umutla ve gerçekleşeceğine inandığım çocuksu bir çabayla üflediğim sevgili günüm. Hoşgeldin, sefa getirdin. 1 gün daha geç doğsaymışım, 4 senede 1 kutlarmışım, ah ne şanslı ama ne son dakkacıymışım… Benim için özel olan bugünü belli ki bu hikayelerle başkaları için de ilginçleştirme çabasındaymışım… Başardıklarımla, zayıflıklarımla, bana ait farklılıklarla, yanlış kararlarımla, kafama koyduğumu bir şekilde yapmalarımla, ama kafama koyana kadar çokça yaşadığım ‘acaba’larımla, kimi zaman kararlarıma ve fikirlerime güvenirken yaşadığım zorluklarla…derken…

30 olmuşum, ama içimdeki kahraman kadınla tanışalı 1 Yaşımı ancak doldurmuşum…
Yaptığın en doğru şey neydi? dedi apar topar uçağa yetişmeye çalışırken. O kadar özel biriydi ki, bakışlarınızdan anlayıp, fark ettiğinizin ötesini gören cinsten. Şehirlerarası doktora yapıyordum, çalışmaya da devam ediyordum, ders kitabı bölümü hazırlıyordum, ben soruyu cevaplayamadıkça, o bana bu hatırlatmalarla yardımcı olmaya çalışıyordu… Hiçbiri yaptığım en doğru şey değildi, hepsi güzeldi ve hiçbiri yanlış hissettirmiyordu ama hiçbiri ‘en doğru şey’ denince içimdeki çocuksu kıpırtıyı harekete geçirmiyordu.

Aklımda bu sorularla, aradığım ve bulamadığım ‘aha işte bu’ cevaplarıyla bindim uçağa. Bugüne kadar en çok düşüncelere daldıran, kendimle baş başa sohbeti rakı masası derinliğine taşıyan, en dahiyane fikirleri buldurandı bana o minik uçak camı. 1 yaşımdan çok önce bindiğim uçaktaki resimlerimde de gözlerim hep parlaktı. Evet evet, kesin uçak camıydı benim ruh aynam. Kendimle kalmam, gitmekle gelmek arasındaki araf aynam ve tam inişe geçerken kendimi toparlayıp sağlam zemine oturtmam. Birçok yaşımı görmüştü o cam. Büyümeme, gitmelerime, yol boyu ağlamalarımı diğer yolculardan gizlemelerime, heyecanla gittiğim yerlerin tepesinden düzgün sokakları merakla inceleyip ‘helal be adamlar nasıl şehir yapıyorlar’ıma eşlik etmişti. Aynı şehirleri bize alt alta sıralayan E-devlet çıktısı o kadar sabit geçmişimizde bir şeyleri atlamış olacaktı, belki de uçmak ve dönüp dolaşıp aynı kütüğe konmak, bizim aile geleneğimizdi…

O zaman bu cevabı da en iyi o bilecekti… Neydi yaptığım en doğru şey 30’dan önce son sapağımda? Göğsümün orda bir yerdeki kıpırtı, mutluluğun bedenimdeki kaçamak izleri aynaya da yansımış olacak ki tebessümümün gerçekliği… Biliyorduk ikimiz de cevabı. Yapılan doğrular aferin alma çabasından ne kadar uzaksa insanın ruhuna en yakın olanmış, kendininmiş, başkası için değil de kendi etinden kemiğindenmiş. Bunu anlayalı çok, uygulayalı pek az oldu.

Tebessümle bakıştık ve o anda içimde beliren ‘aynayla ilişkimi yazmalıyım’ kıpırtısı tam da benim soruma cevaptı. Ruhumun en doğal özünden heyecanla çıkandı. Yazmaya dönmekti kendime dönmek, kendimi başkalarının gözünde nasıl göründüğümle değil, kendi yansımamla tepeden tırnağa süzmek… Yazmaya dönmekti sevdiğim şeyi tekrar sahiplenmek ve arka planda fısıldayan çocuksu heyecanlarıma kulak vermek…
Uçağın git gide piste yaklaşmasıyla birlikte, başkasına cömert kendime cimri aferinimi yeni yaşım uğruna harcadım… Aferin içimdeki kahraman kadın, çünkü sen dünyayı kurtarmaya, önce kendini kurtarmakla başladın…

Bu yazıyı paylaş...

1 Comment

  1. ‘Kendimi başkalarının gözünde nasıl göründüğümle değil, kendi yansımamla tepeden tırnağa süzmek’ Bir yerlerden başlamadan önce kendinden başlama, kendini bulma cesareti.. Nefis bir yazı olmuş, ruhunuza sağlık..

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*

Kadın Kahramanlar tarafından en son yayınlananlar

Bir kahramanın itirafları

Kahraman kelimesi yiğitlik gösteren anlamına geliyor. Çoğunun kaçınmak isteyeceği bir anda, korkusuzca
YUKARI ÇIK