Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Ve minör panikler.

Tercih

Hayata bakkal başlıyorsun, holdingleşmeye çalışıyorsun sonra yolda bir şeyler oluyor falan filaaaan derken bir anda ŞARAMPOOOOOOL!
Yuvarlan babam yuvarlan. Hem de aşağı doğru. Çünkü yukarı doğru yuvarlanamıyorsun, yürüyorsun.
Mesela ben,
Sene sonu defter parası ödendiğini,
Limited olunca daha yüksek muhasebe parası vermem gerektiğini,
Evlenmeden de 7 yıl beraber olduğun ve beraber yaşadığın sevgilinle evli gibi olabileceğini,
Bir yerde yaratıcı fikirlerinin biteceğini düşünüp paniklemeyi,
Ayağımdaki kemiğin beni her geçen gün daha çok rahatsız edeceğini,
Evden makyajsız çıkılabilecek sabahlarımın olacağını,
Migros’ta kasada PARACARD’a önem vereceğimi,
“30’undan sonra vücudunu keşfedeceksin” geyiğinin doğru olduğunu,
Pilavı bu kadar çok tüketeceğimi,
Kendimi daha çok seksi bulacağımı,
Kuyum sever olacağımı,
Fütursuzca başarı ve kazanca takılacağımı,
Eve temizliğe gelen gündelik kadını alttan almayı bırakacağımı,
Bir erkeğin (sevgilim yani) arkasından pijama ve ev toplayacağımı,
Yeğenlerime beni özel günlerde aramadılar diye bozulacağımı,
Bireysel emeklilik hesaplayıp yaşlılık günlerimdeki mali durumumu düşünüp minör panikleyeceğimi,
Viskiyi çok seveceğimi,
Bayırlarda çıplak koşma cesaretini dileyeceğimi düşünmezdim.
Sonuçta hayatını nasıl yaşamak istediğin kişinin kendi tercih meselesi ama bunların hepsini bir araya getirdiğinde benimki fena değil.

Sabahları evini topladıktan sonra çıplak bir şekilde bayırdan aşağı koşarak inen Tuğçe, ofisteki işlerini halleder, ödenecekleri öder… Yaratıcılığının olmadığını anlayınca ‘Ah be’ der ve bir kadeh viski içer. Efkarlanan tasarımcı, yeğenlerini arayıp sitem ettikten sonra çıplak vücuduna bakıp ne kadar hoş olduğunu düşünür.
Ayrıca kuyuma takıntılı olduğu için, Hak Pasajı’ndan aldığı kuyumları takar ve artık çok da çıplak değildir.
Zaten çıplaklık nedir ki?
Bu haliyle aşağı doğru bakar ve ayağındaki kemiği görür… Yok der, ben bunun için bir şey yapmalıyım. Bu telaşla yüzüne bir şey sürmeden fırlar.
Çıplak, viski içmiş, boynunda kuyumlarıyla parmak ucunda Helmut Newton fotoğraflarındaki kadınlar gibi yani koşar adımlarla hastaneye gider.
Sigortası yetmez…
Bir an yaşlılığını düşünür ve minör panikler.
Bu panik strese dönüşür, evine gider, evdeki temizlik yapan kadına atar yapar…
Muhtemelen kanepede sızar.
Bunun literatürdeki adı 2018’dir. Ve yapılan tercihlerle girilen yıla 2019 denir.
Kanepede uyandıktan sonrası benim için liberte, egalite, fraternite, kapasite, orijinalite ve kalite. Teşekkürler Perran Kutman.

Bu yazıyı paylaş...

Tags:

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*

Tercih tarafından en son yayınlananlar

Tercih / Hicret= Göç

Bu ayki Okur Yazısı sevgili Elif Kartal’ın kaleminden… Hem de üstelik eski

Cambaz

Yaşamın orta yerinde beliriveren çizgiler etrafında dolaşıp duruyoruz. Koca koca sıfatlar yükledikleri

TERCİHLİ YOL.

İncitilmek bir tercihti. Artık emindim. İnsan, incineceği şartları itinayla bulup, kendine göre
YUKARI ÇIK