Testilerinizi Geri Alın Beyler

Mazi

Sık sık az az konuşuyordu belki onun zırhı buydu. Sık sık az az söylüyordu söylemek istediklerini. Yolları kapanmış yüzüne ne zaman baksam aynı endişeyi duyuyordum: konuştuğu kadar az mı farkediyordu hislerini? Kendini unutuyor muydu böyle sık sık, az az, Tanrı’m ne klişe bir söz bu.

Erkek egemen dünyanın esas efendileri adamlar evet ama savunucuları ve sürdürücüleri yalnızca adamlar değiller. Kadınlar da devamını sağlıyor adaletsizliklerin; kendi kafeslerini kendileri yaratıyorlar alışkanlıktan. Yonca Evcimik de böyle yapmış “Su testisi su yolunda kırılır” zorbalığını tekrarlarken. Başka insanların yaşamlarını ve kararlarını kırılan testilere benzetmek terbiyesizliği adamlara has değil. Yonca Evcimik gibi kadınlar da yapıyor.

Sık sık, az az konuşuyordu, gözlerinde hep ağır fil sürüleri yabancı topraklara göç ediyordu. Kimseye bulaşmadığı, kimseye karışmadığı, hep kaldırımlardan yürüyerek katıldığı hayatını kimseye açmazdı. Açmazdı kendini kapıları değil duvarları vardı. Testileri yoktu hep yüreğinde kıymıkları vardı, erkeklerin ve Yonca Evcimik gibi kadınların böyle sözlerle bıraktığı kıymıkları…

Adamlar kadınları oyalamak için onlara testiler hediye ediyor, sonra kıymetli testileri kırıldığında ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Kadınların bir kısmı “Eeh size de testilerinize de” diye yaygarayı basınca başka kadınlar kırbacı basıyor sırtlarına testileri kıran kadınların.

Emanet testilerden pranga yaratan adamlar, buyurun testilerinizi alabilirsiniz.

Ya da testilerinizi kırdığında kadınlar sinirlenmeyeceksiniz.

New York

Bu yazıyı paylaş...

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*