Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

TERCİHLİ YOL.

Tercih

İncitilmek bir tercihti. Artık emindim. İnsan, incineceği şartları itinayla bulup, kendine göre düzenleyebilen ve kafasından aşağı dökebilen muazzam bir mekanizma. O bilincin altından sokak nereye kadar iniyorsa artık. Nasıl tutup seçebiliyorsak o aşırı acıyacak yeri. Tam ince deri. Psikolojik dedikleri şey. Pis bir şey.

Anneme sordum geçen gün. Doğarken kordona filan dolanmış olabilir miyim diye? Neticede hamilelik ve doğum, hikayemizin başladığı yer. Bana hamileyken ne yedin, ne dinledin dedim. Saçmaladığımı düşünüyor. Gözlerini devirdi. Ben aslında orda bir durdum. Konuşalım demek istiyorum. Park ettim.

Sonra da çark ettim. Sanırım doğumdan sonra oldum böyle. Aileler kaş yapayım derken, göz çıkarırlar. Aile olmak için gereken budur. Ama bunu irdelemek annemi üzer. Annem üzülmesin.

Şaka bir yana, çocukluk nelere kadir. Tahmin bile edemeyiz. Çocukken yaşadıklarımız, hikayemizin omurgası ve bize asla tercihlerimiz sorulmuyor bu hikaye yazılırken.
Antidepresan kullanmadım ben hiç. Tercih etmedim. Çok yüzmüştüm, alkol basmıştım. Geçiyordu evvelden. Bu sefer niye bu kadar uzun sürdü bilmiyorum. Öyle tercih ettim herhalde. Geçmesin istedim.

Solak çocukların rutine direnişi malum. Çocukken babam bana solak silahşör derdi. Salak silahşör olmayı tercih edişim yirmili yaşlara rastlar. Babam halen solak olarak söylüyor cümleyi. Müteşekkirim.

Sağ bileğimde büyük bir yelkenli taşıyorum. Öyle tercih ettim. Rüzgarlı havalarda sokakta dolaşmayı severim. İyi bir poyrazda boğazdan kaptırıp gitme niyetindeyim.
Bir gün mutlaka.

Yelkenli dövme. İğneyle çiziyor bileklerimin içini Cesur. Adamın adı Cesur. Bir dövmeci için tam on iki. Saat iki hizasında da eczane var. Hiç krem almadım gidip. Kabuklanmasını izlemeyi tercih ediyorum yaraların. Sonra kendi kendine dökülüyor kabuklar. Yaralar iyileşiyor. Zaman geçiyor. Her şey olması gerektiği gibi oluyor. Daha başka şekilde değil. İlahi döngüyü bizzat yelkenlimde gözlemliyorum.

Önce mükemmel bir yara, kusursuz bir acı.. İlla ki zaman…hep zaman.. Bu arada belki ilaç gibi gelenler. Ya da anneniz mi üflese? Sonrası iyilik güzellik… kaçınılmaz kabuklanma…Ve dökülme…Yerlere dökülme.. Kendimden parçaların sağa sola saçıldığı garip bir döngü. Sancak tarafından son parça da kopup kazağımın kolundan içeri düştükten sonra. Rüzgarlı havalarda diyorum. Her şey yolunda giderse, iskele alabanda. Tercihli yoldan. Senin de alacağın olsun kaptan…

Bu yazıyı paylaş...

Tags:

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*

Tercih tarafından en son yayınlananlar

Tercih / Hicret= Göç

Bu ayki Okur Yazısı sevgili Elif Kartal’ın kaleminden… Hem de üstelik eski

Ve minör panikler.

Hayata bakkal başlıyorsun, holdingleşmeye çalışıyorsun sonra yolda bir şeyler oluyor falan filaaaan

Cambaz

Yaşamın orta yerinde beliriveren çizgiler etrafında dolaşıp duruyoruz. Koca koca sıfatlar yükledikleri
YUKARI ÇIK