Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Seni görmem imkansız

Rüya / Uyanış

İlk uyandığım anı hatırlıyorum. Ne büyük yıkımdı… Gözümü açtığım anda pişman oldum uyandığıma. Dünyanın merkezi ben değilmişim meğer… Benim etrafımda dönmediği gibi hiçbir zaman da dönmemiş iyi mi? Annemin tüm bulamadığım eşyalara verdiği cevap gibi nereye koyduysam ordaymışım ben. Başka yerde aramamalıymışım.

Bu ilk uyanış epey yordu beni. Hiç uyanmayacak gibi uyuyormuşum meğer, daha sonradan hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamam gibi. Gözlerimi ovuşturup başladım soru sormaya; düzene, hayata, kendime. Peki ne kaldı şimdi geriye? Uyandığım zaman tüm geçmişim bir düşe dönüşüyorsa, nerede aramalıyım kendimi? Bulunca nereye koymalıyım sonra? Düşlediğim kadar önemli değilsem dünya için, ben durunca o dönmeye devam ediyorsa böyle ne anlamım var benim, uyanmamın, düşlerimin?

Gitgide küçüldüm sonra. Uyanmak bir tercih değildi ki pişmanlık duyayım, hatırladım. Korka korka düşlerime döndüm hemen, ardımda maviyle pembeden başka hiçbir seçim göremedim. Tekrar önüme dönmek uyanmaktan da zordu şimdi, atacağım her adım bir tercih. Nefesim kesildi birden, bu kadar çok etkiden, tepkiden, talepten, yetkiden, başım döndü. Varlığından hiç haberdar olmadığım bir kaygıyla tanıştım. Oysa düşlerimde çaresizlik kendi odamdan babamlarınkine kadar bir yoldu, şimdi yolu kendim yapamazsam bir ömür anladım.

“Hoş geldin” dediler, sanki daha önce hiç gelmemişim gibi, “işte hayat!” dediler bugüne kadar hiçe saydıklarını kabul eder gibi. Hoş bulmadığımın herkes farkındaydı halbuki. Pek çok gidenin yerinden memnun olduğunu bildikleri gibi her gelenin ilacının zaman olduğunu da bildiklerini sanıyorlardı. Ne çok şey sanıyorlardı! Daha önce uyuyup rüya görmemiş gibi…

Sonra sonra ilaç gerçekten zamandı. Lakin zaman onların sandığı gibi alışmak değildi sadece. Zaman; tanımaktı, tanışmaktı, sarıp sarmalayıp saklamaktı rüyaları… Vazgeçmemek, uyandın diye “geçmiş” dememekti, “gitmiş” diye unutmaya mahkum etmemekti. Zaman yolculuktu. Rüyaların olmasa yolunu kaybedeceğin bir yolculuk. Ve zaman pusulası gösterdi ki rüyalar umuttu ve uyanmak bitmek demek değildi. Uyanmak kiminin rüyalarına dokunabilmek ve hatta yaratabilmek için bir fırsattı. Allah razı olsun rüyalardan. Cemal Safi uyandığında yazmış, Zeki Müren uyanınca söylemiş;

“yıldızlara baktırdım fallarda çıkmıyorsun
seni görmem imkansız rüyalarım olmasa
pencereden bakmıyor yollara çıkmıyorsun
seni görmem imkansız rüyalarım olmasa ”

Bu yazıyı paylaş...

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*

Rüya / Uyanış tarafından en son yayınlananlar

Uyumuyorum bu bir rüya.

İki huyuma bölsen beni kendinden başka kimseye bölünmeyen bir kadın olurum. Ben

Erguvanların suçu yok

Bahar geldi sanmıştık, erguvanların suçu yok Uyandık Ben uyandım, kırlangıçlar uyandı Esas

Rüya Tabirleri Kitabı

Misafir Yazar yazılarımızın ikincisi Sinem Yılmaz‘dan. Sinem Yılmaz’ın sakince işleyen ve irdeleyen
YUKARI ÇIK