Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Saygı sınırlarını aşan cesaret.

Cüret

Sorgulamak, sınırlamak, kalıplaştırmak ve ötekileştirmekse en iyi becerimiz, bunu layıkıyla yapmalıyız. Kelimelere manalarını yüklemeden önce iyice tartışmalıyız…En başından başlamalıyız. “Dünya bir toz bulutuydu” kadar ileri gitmeli, hatta haddimizi aşmalıyız.

Dünya bir toz bulutu olmayı az geçince, bitkiler hayvanlara yem olmamak için bir savunma mekanizması olarak acıyı geliştirmiş. Fakat insan bunu fark etmekle kalmayıp, bundan keyif alır hale gelmiş. İnsan hiç arkasına bakmadan ileri gitmiş, tahmin ediyorum ki kelimelere manalarını bu sırada yüklemiş.

Aynı soyun devamı bugün yeryüzündeki acının var olma sebebini hazdan ya da yarardan öte açıklayamayacak, hatta birkaçınız gibi bu yazıyı okurken öğrenecek. Hayır, ayıp burada değil.

Ayıp; dün hiç sorgulamayıp bugün mütemadiyen etiketlemekte. Ayıp; geçmişte hiç öğrenmeyip gelecekte kulaktan dolma yaşamakta. Tıpkı cüretin sözlük anlamı gibi: “Saygı sınırlarını aşan cesaret.”

Nedir bu “Saygı sınırları”? Ne zaman çizildiler? Sanıyorum; tüm sınırlar aşıldıktan sonra bunun ne kadar korkunç bir şey olduğunun farkına varan birkaç insan, kısa bir empatiden sonra bunu kendi türüne yapmamak için bir kural koymak istemiş. Mesela; bitkinin savunma mekanizmasını yemeğine döken insan, yemeğini bitirdikten sonra düşünürken, bazı sınırlar çizilmezse insanlık arasında tatsızlıklar olabileceğini ileri görmüş. Kendi yaptığının saygısızlık olduğunu kabul etmiş olacak ki buna “Saygı sınırları” demiş. Bu bir insanın koyduğu kural olduğundan tartışmaya sonuna kadar açık ve herkesin kendine göre çizebileceği sınırlar olmuş ve gelmiş sana “Bu ne cüret?”

Cesaretin tek başına mükemmel bir anlamı varken, bazı insanlar karşılarındaki insanların cesaretinden dolayı canı yandığında bu mükemmel anlamı ret etmiş olacak, olmalı… sınırlarını getirip buna “cüret” adını vermişler.

Bir zamanlar o kadar fazla cesur insan olmuş olacak ki – bugün biyografilerini ezbere bildiklerimiz- gibi, onlar hayata iz bırakırken birilerinin canı yanmış olacak ki cesaretin namına leke sürülmesin.

O ezbere bildiğimiz hayatları konuştuktan sonra gelen “Böyle biri bir daha gelmez” yorumunun gerçeğini kendimize borçluyuz. Sorgulamakla yola çıktığımız, yoldan çıkıp egolarımıza çarptığımız duvarlara borçluyuz.

Hayır! Pes etmeyin. Aynı biz, aynı insanoğlu sözlüğe bir kelime daha eklemiş. “Cüretkar” ilk anlamı; yürekli. Evet, acısına dayanamayan gene aynı biz ikinci anlamını getirmiş hemen: saygısız.

Sizi seçiminizi yapıp, cüretkar olmaya davet ediyorum.

Bu yazıyı paylaş...

Tags:

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*

Cüret tarafından en son yayınlananlar

Sıcak Mevsim Laciverti

Ben sıcak mevsimlerde büyüdüm hep. Güneş etrafında bir turu hep yazın döndüm.

Tek yönlü bir bilet

Gözlerini açtı. Korkunç bir baş ağrısı. Gözlerini kapattı. Burnu da tıkalı sanki.

Kat 3, Daire 5, Tayfun

Bazı cezalar, bazı kuralları ezip geçmek için davranacaklara engel olmaz. Benim hayatımın
YUKARI ÇIK