Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Sahici

Bahane

Daha önce de yazılarına burada rastladığınız Sinem Yılmaz, yine en can alıcı yerini buluyor hayatın sakinliğinin… Keskin bir nişan alıyor gündelik hayatın dokunaklı noktasına.

Bahane : Bir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep.
İnsanın doğası gereği en önce kendine yalana yatkınlığının açık ara en iyi kanıtı. ‘’Masum değiliz hiçbirimiz’’ kırsalı. Malumun ilanı. Kara iklimi. Bahane bulma, yani mantığa bürüme, yani akla uydurma, yani rasyonalleştirme. Bir tür savunma mekanizması. Psikolojinin derinlemesine araştırdıklarından. Sürekli kullanıldığında gerçeklikten uzaklaştırdığı biliniyor. Aslında insanın kendini haklı göstermeye çalışma çırpınışı. Yani mazeret, yani yanlışlık varsa da az var hali.

Yürüme bahanesiyle yola çıkmıştı. Düşünmek için yürümeye ihtiyacı olanlar kulübünün daimi üyelerindendi. Alışveriş bahanesiyle kendini sokağa atmıştı aslında yaşadıklarını harcayarak unutmaya ihtiyacı vardı. Biraz düşünmek istiyorum bahanesiyle zamana bırakmıştı. Aslında karar vermekten kaçıyordu. Tatile gidiyorum bahanesiyle aslında kendine kaçıyordu. Kendimi savunuyorum bahanesiyle iş arkadaşını şikayet ediyordu. Gol atıyordu ama aslında kendi kale direklerini sağlamlaştırdığının farkında değildi. Ya da çok da farkındaydı.

Tamir etme bahanesiyle görüşmek istemişti ama aslında kendini affetmek istiyordu. Çay mesela biraz daha konuşabilmek için bahaneydi. Ve bir kahve daha yan yana olabilmek için bahaneydi. Çok gülme bahanesiyle ağlıyordu. Aslında kahkahaları gözyaşlarına karışmıştı.

Aslında elimizin altındaki her şeyin, her duygumuzun bir özne ve yüklem olma kapasitesi vardı. Ve bize bağlıydı. Amaç ve araç. Bahane ve gerçek. Asıl ve suret gibi.

Telefonun diğer ucunda – Nasılsın? diyor. Ne kadar uzun zaman olmuş. Sanırım özlemişim ama aramamışım. Nasılsın sorusunu zekice yanıtlamaya çalışırken bir yandan da yürüyordum. Telefonla konuşurken yürürüm genelde. Sonra fondaki Blaze of Glory bir anda Taşkın Sabah formatına döndü. Hakıl Berifin’in telefon numarasını alabilir miyim? Bir de çalıştığı yeri biliyor musun?

Nasılsın iyi misin? Bir başka sorunun bahanesi olmamalıydı. Nasılsın iyi misin? denize nazır, müstakildi. Nasılsın iyi misin? Merak ettim önemlisindi. Nasılsın iyi misin? kişiye özeldi.
Bir daha herhangi bir şey sormak için aradığım hiç kimseye nasılsın iyi misin? deme nezaketini göstermedim. Arama sebebim neyse oydu.

Nasılsın iyi misin? Başlı başına özneydi. Bahane olamazdı.

Hatır işlerini, hatır sorma bahanesine dönüştürmeyecek kadar ve nezaketi sahtelik bahanesi olarak kullanmayacak kadar medeniyet insana yeter de artardı bile.

Bu yazıyı paylaş...

Tags:

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*

Bahane tarafından en son yayınlananlar

1000x1000

Bahane bir ses.

Yazı gönderen herkese milyonlarca teşekkür, gani gani minnet. Yazmamanın bahanesi yok, anladık,

Beş üzerinden üç yıldız

Bir süredir insanların anlattığı hikayeleri dinlerken, dinlemiş gibi yaptığımı fark ediyordum. Sosyal

İç Saha

Geçtiğimiz ay Hamamda Deli Var’a ‘Dursun’un Fiyaskosu’nu yazan Alican Arıcan’ın mizahını ve

Bahane uydurma

‘Bana bahane uydurma’ diyorum küçük çocuğuma. Yalanlarına, yanlışlarına, her türlü ayıplarına sonsuz

İnsan yine inanmak istiyor.

İnsanın uzun yıllardır kendine ders çıkaramadığı hayal kırıklıkları , ne olursa olsun
YUKARI ÇIK