Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Bir savaş bir barış iyi hayal

Mazi

Sanırım artık barışabiliriz. Savaş bitti. Silahları bırakabiliriz artık. Yeniden tanışabiliriz. Biliyorsun doydu terazi yükünü aldı buradan taşıtsız bir yokuşa doğru yuvarlanırken. Bir kısmında kafatasları doldu, kafatasları boldu bu toprağın, toprağın üzerinde kaygısız ideolojiler savruluyordu, sahi ne kadardır sürüyordu bu kavga, aynaları kıralı kaç sene olmuştu? Neresini sıksan toprağın rastgele bir vuruşla, neresinden dokunsan kafatasları çıkıyordu.…

Devamını oku

Vuslat

Mazi

Dur bir saniye. Bu şarkının sözlerini biliyorum. Yürüyüşüme siniyor, sesimin rengine benziyor ritmi. Yolda giderken güneş beni tanıyor gibi ısıtıyor, üzerimde izler bırakıyor, kırılıyor camın üzerinden. İçeriyi sorunsuz bir soğukla ferahlatan nefesler alıyoruz. Üşümüyoruz hayır. Dedim sana. Bu şarkının sözlerini biliyoruz. İstanbul

Devamını oku

Haydarpaşa’da monolog vakti

Mazi

Bir nebze unutacağım mağlubiyetlerimi. Kütüphanede gittikçe büyüyen dağınıklığı toplarken elime bir kağıt düşecek. Üst kat komşum biraz daha gürültülü bir dansa başlayacak. Bir yanlış numara arayacak. Biri yanlış kapının ziline basacak. İlk yemek yapma girişimim yanık kokusuyla sonlanacak. Taze çiçeklere güneş vurduğunda içimden bir şey yazmak gelecek. Çünkü tamamen değil, bir nebze unutmuş olacağım mağlubiyetlerimi.…

Devamını oku

Ama nasıl olur, bu duvarı sen örmedin mi?

Mazi

Duvar yanlışlıkla olmaz. Duvar isteyerek örülen bir engeldir. Mahsustan esarettir duvar. Bir seçimdir, kader değil, kasıtlı bir tecrittir. Hasankeyf’i kurtarmak için(-yerine) etrafına duvar örmek isteyen birileri var. Benim de duvar seven tanıdıklarım var, sevilesi duvarlar var hatta hayatta, tanıdığım çok şık duvarlar var. Sesi yansıtmayan, ışık geçirmeyen, içiyle dışı aynı sancısız beyaz, içiyle dışı aynı…

Devamını oku

Fakat siz de spontane yaşıyorsunuz.

Mazi

Hiçbir şey planlı değildi. Olur olmaz vakitlerde sarhoş oluyorduk. Ummadığımız yerden kanıyorduk, uygunsuz yerlerde ağlıyorduk, gürültülü kahkahalar atıyorduk, ve derdini anladığımız insanlara kendimizi daha yakın hissediyorduk. Çok acıkmıyorduk yavaş yiyorduk, sohbetlerimizde plansız bir uzunluk göze çarpıyordu. Göze çarpan şeyleri göz ardı etmekte iyiydik, yegane planımız buydu, gözümüze çarpanları göz ardı etmek üzere eğitilmiştik. Her şey…

Devamını oku

Bir Kadın, Her Kadın, Hiç Kadın

Mazi

Bir kapıdan geçti, bin dikeni geçirdi sözlerine. Bütün yüklerinden kurtuldu, yeni yükler edindi bir kadın, her kadın gibi, hiç kadın gibi, çok kadın gibi. Kadın olmak bu toprakta, kadın olmak bu göğün altında bu koordinatlarda kadın olmak sıkacak ve nefessiz bırakacak hep yeni kemerler bulmak demekti. Yeniden gazeteleri okudu, elleri mürekkep, elleri memleketin bin türlü…

Devamını oku

1 59 60 61 62 63 67
YUKARI ÇIK