Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Horhor biliyor musun kim gitti?

Mazi

Bugün kendimden birparçanın gittiğini biliyorum. Horhor’un az ışıklı, bol tozlu koridorlarında, dükkânlarında babamla gezinirken bazen “abla”yım, bazen “kızım”, bazen “evladım”, nadiren de “hanımefendiciğim”. Bana kalsa siz demek yeterli ama antikacı gezmek, memlekette alışveriş mağazası olmayan diğer yerleri gezmek gibi, bir iletişim bir etkileşim bekleniyor. Bu vesileyle ne kadar küçük, sinirli, kibar veya mesafeli göründüğüme göre…

Devamını oku

Neden sorusunu sormak rahatlığı

Mazi

Amerika’da genç bir adam 6 gün önce bir radyo direğine çıktı. Neden orada olduğunu kimse bilmiyor. İntihar etmek için orada olamaz, öyle diyorlar, çünkü daha dün aşağıdakilerden hamburger, bisküvi ve süt istemiş. Sadece duruyor öyle, radyo direklerinin üzerinde, yerden 90 metre yükseklikte. Ve aşağıdakiler, radyo direklerine çıkmayanlar, radyo direklerine çıkmak için bir sebep bulamayanlar bunu…

Devamını oku

Ne kadar beklemek gerek bir değişmek için?

Mazi

Bir gece her şeyi değiştirebilir, bir gün veya bir hafta. Bazen bir sene sürer her şeyin değişmesi. Bazen de her gün başka biri oluruz hepimiz. Her hafta değişiyoruz pazartesiden pazara, tanıdıklarımız, burcumuz bize yeni şeyler öğütlüyor. Gündem değişiyor şanslıysak, gündem değişmiyor veya daha bahtsız vakitlerde, sahaya şişeler atılıyor, kehanetler gerçekleşiyor. Falları doğru çıkmıyor kiminin, telefonları…

Devamını oku

Kurşundan hediyeler ve sen nerede mutlusun şimdi

Mazi

Bir tur daha dönüyoruz. Yine hava sıcak, yine bizi sıkacak şeyler var, yine gülebileceğimiz şeyler buluyoruz. Yine gülüyoruz kahkahalarla, yine uzun uzun ve sessizce etrafı izliyoruz. Uçaktan iniyoruz, değişmiş şeylerden çok aynı kalanları farkediyoruz. Denizde balık kalmazsa ne yapacağız? Onu da konuşuruz vakti geldiğinde. Ece Erken nişanlısı Davut Güloğlu’nun ona “Ya benimsin ya kara toprağın”…

Devamını oku

Günlerden bir gün, sandıklarımızdan bir sandık

Mazi

Sabah sandığımızdan erken uyandık. Sandığımızdan daha sıcaktı hava. Sandığımızdan hiçbir şey çıkarmadık. Yeni bir hisle, yeni bir şevkle kalktık, sonra aşağıya indik ve çay demledik. Yaz ortasında kazaklarımızı giydik. Henüz yeterince ısınmamış, yeterince aydınlanmamış günü içeride kitap okuyarak geçirdik. Önce cılız sonra gürbüz bir yağmur başladı. Yağmurda yürüdük. Yağmurda yürürken Ali Desidero’yu söyledik. Islandık ve…

Devamını oku

Testilerinizi Geri Alın Beyler

Mazi

Sık sık az az konuşuyordu belki onun zırhı buydu. Sık sık az az söylüyordu söylemek istediklerini. Yolları kapanmış yüzüne ne zaman baksam aynı endişeyi duyuyordum: konuştuğu kadar az mı farkediyordu hislerini? Kendini unutuyor muydu böyle sık sık, az az, Tanrı’m ne klişe bir söz bu. Erkek egemen dünyanın esas efendileri adamlar evet ama savunucuları ve…

Devamını oku

1 58 59 60 61 62 63
YUKARI ÇIK