Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

35 Kere yokluk, 35 Kere gülle

Mazi

Bize okulda neyi öğretmediler biliyor musun Hüseyin, ümidimiz kırıldığında yeniden nasıl inşa edeceğimizi. Bak kırıldık orta yerimizden bak midemizde sinsi o kramp, bak hayat durdu aksak bir ritimle öldürüyor bizi ölen ümidimizden. 35’e kadar sayabilir misin Hüseyin, ben bir yandan kalemlerimi toplarken? 1’den başlayacaksın, hiçbir sayıyı atlamayacaksın, her sayıda bir kez nefes alacaksın. Her seferinde…

Devamını oku

Ana rahmine dönmek- bir ihtimal

Mazi

Yeni geldim ben de, ayağımın tozuyla. Gözümün ucuyla baktığım, gecelerden kalan uykusuzlukla, içimde hep harlanan bir alevle, bir ateşle beslendiğim, öldüğüm dirildiğim bir hevesle, bilfiil sebep olduğum zelzelelerle zihnimde, yeni geldim ben de, dokundum sana parmağımın ucuyla. Karakollarda kadınlara vuruyorlar, buna şaşırmamak daha da ayıp. Karakollarda kadınlara vuruyorlar, yeni geldim bu haberi okudum, yeni geldim…

Devamını oku

Bugün: vurma diyorum insanların bavullarına!

Mazi

Bugün bir uyanmak günü olabilir. Bugün bir yanmak gerekebilir sabah güneşinde. Bugün artık kaçamayacağın bir geçmişle yüzleşmen gerekebilir: bir Dersim’den bahsetmek belki. Bir koca ülke birbirimize sormamız gerekebilir; bana borcun var mı benim sana borcum kaldı mı? Bu borçlar bizi birbirimize bağlar mı yoksa kopar mı aramızdaki bağlar? Bu uçurumun sonunda hepimize yer var mı…

Devamını oku

Hayaletler var burada, Grey Gardens enkazında

Mazi

Gelmişsin sen de. Yeni hayaletler edineceksin. Daha iyi bir yer bulabilir miydin, arasaydın? Katlanamadığın, kutlayamadığın, katılmadığın ve kurtulamadığın her şeyin biriktiği bu yerde kalmaya devam etmek ister miydin, başka bir mekana alışsaydın? 1970’lerde Grey Gardens’da yaşayan Jackie Onnassis’in halası ve kuzeni gibi, yaşamının enkazında ömrünü sürdürebilir miydin? Bir yer daha olsaydı, bambaşka bir yer, gidebilseydin…

Devamını oku

Ellerimiz ve elleri Uğur’un

Mazi

Ellerimi bak küçük ellerimi görüyor musun tombul parmaklı, yüzüklü, çıkıntılı ellerimi? Yazan ellerimi, kızan ellerimi, okşayan seven ellerimi, ellerimi görüyor musun bak küçük ellerimi? Ellerini, senin ellerini, dokunan, taşıyan, anlatan, hep bir yerlerdeki tozları kaldıran, ellerini diyorum ellerini senin, görüyor musun şimdi? Ellerimi bak ellerimi, yemek yapamayan ellerimi, tuzu hep fazla kaçıran, makarnayı fazla diri,…

Devamını oku

Yanlışlar bizi birbirimize benzetiyor.

Mazi

Çok fazla şeyi yanlış yapabiliriz hayatta. Yanlış bir tarih öğrenebiliriz ilkokulda. Mağaralarda, çöllerde, kimselerin ölüme ve zulme maruz bırakılmadığını zannedebiliriz. Yanlış düşmanlıklar edinebiliriz. Sorgusuz, doğuştan kabul ettiğimiz bir sıfatın bizi tanımladığına, o sıfatı paylaşmayanlardan ayırdığına inanabiliriz. Yanlış kimlikleri sahiplenebiliriz, yanlış etiketleri. İçine doğduğumuz bir dilin, dinin, ırkın, belirsiz bir rengin bizi tanımladığı yanılgısına kapılabiliriz bize…

Devamını oku

1 51 52 53 54 55 58
YUKARI ÇIK