Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Bu takvimin yaprağı bomboş çünkü…

Takvim

Yazmak istemedim bir zaman. Hani bazen olur öyle. Zihnin konuşur ama dinlemek istemezsin. Yazmak hatırşinas bir dostla sohbet gibidir çünkü. Aynanın arkasındaki sırı sıvamaktır yazmak. Sustum. Ben sustum, kalem sustu, bir takvim dolusu sustuk. Boş sayfaya batırdım güneşleri, duymadım günleri, aynı anda birden çok işle, birden çok çocukla, birden çok hayalle meşgul zihnim sustu. Kelimelerim…

Devamını oku

Hayır, ölmedi

Takvim

Her anında çok güçlü hissetmek isterdi Sevil teyze. İsmini koyan dedesinden gülümseyerek bahsederdi. Geçmişi anmaktan hiç sıkılmazdı. Haftada bir kere görüşürdük. Onunla görüşmeyi hiç aksatmadım. O, sohbet edilmesi muhteşem biriydi. Hayır, ölmedi. Ben şehir değiştirdim. Beni ziyarete gelen dostlarıma, senin paran burada geçmez şakası yapmakla meşgulüm. Orada paranız geçmiyorsa, siz de oralı değilsiniz. Ben de…

Devamını oku

Çiçekler ve takvimler bir de yürüdüğüm yollar

Takvim

Bu ayın Okur Yazısı Ecem Dereli’den. Öyle sakin, öyle içeriden, öyle doğrudan bir yerden yazan kaleminden… Kalemi elime hiç almayışımın üzerinden ne kadar geçti bilmiyorum. Hangi yolları ne zaman yürüdüm hiç hatırlamıyorum. Kalbimi nereye koydum nerelerden döndüm de aldım hiç anımsamıyorum. Takvimleri saydım, gün doğumlarını ama en çok da gün batımlarını kovaladım. Yetindim, çabaladım, alıştım.…

Devamını oku

Sayfası koparılmayan bir takvim

Takvim

Eski beni en iyi bilenler, şimdiki bana en uzak olanlardı onlar. Aradan geçen 10 yıl hiçbir şeyi değiştirememiş, birinin kalbi tekleyip gidip geri gelmemiş, biri bütün aileyi karşısına almamış, öteki panik ataklarıyla hiç tanışmamış gibi. En ufak sessizlikteki iç çekmeler de olmasa, 10 yıldır aynı yolun yolcusu gibi görünebiliriz aslında. Salon koltuklarına ek sandalyeler, yersin…

Devamını oku

Kişinin Kendi Takvimi

Takvim

Bu yazı, yazarlarımızdan Gözde Urfalı ile Faik Kırgız’ın müşterek yazısıdır. Çünkü yazı bazen çok müşterek bir çabadır. Denizin ortasında bir yerde takvimi düşünüyoruz. Kişinin kendi takvimini. Yaşam deniz gibi, denizin ortasındayken gibisinden fazla hatta ta kendisi. Bir pusulan olmazsa şayet nereye gideceğini bilemezsin, demir atmadan önce yerini düzgün belirlemezsen dümenini sağlama alamazsın ve rüzgarı arkana…

Devamını oku

Takvim bir yalan

Takvim

‘Bu bir kabus!’ diye düşündü. Bir zamanlar -belki yıllar önce belki daha geçen gün- sevdiği, seviştiği, özlediği, bir sürü şey paylaştığı bir insan başka bir zaman gelince -belki yıllar belki günler sonra- nasıl da bir yabancıya dönüşüyordu? Öyle yabancı ki mesela, daha önce hiç gitmediği bir şehre giderken bindiği uçakta tam da şu anda önlü…

Devamını oku

1 2 3 4 5 62
YUKARI ÇIK