Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

On Üç Harfli, Soldan Sağa İki Kelime: Kahraman Kadın

Kadın Kahramanlar

Her yıl mart ayı, gönlümde çiçekler filizlendirir. Bilirim ki, bu ayın sekizinci günü yaşadığım şehrin en kalabalık meydanı mora boyanacak, danslar edilecek, sloganlar atılacak. Bu yıl, geçtiğimiz yıllardan biraz farklı benim için. Artık büyük sessizlikleri daha çok seviyorum. Çünkü biliyorum ki, kadınlar sessizliklere de mücadeleler sığdırır pekâlâ. Peşine düşüyorum bu mücadelelerin, çünkü inanıyorum ki kadınların…

Devamını oku

Hatırlamak da bir kahramanlıktır.

Kadın Kahramanlar

Fildişi Sahillerinde insanlar, ikizlerin şifalı güçleri olduğuna inanıyor. İkizlerin insan evladını çileden, kederden, tatsız bir kaderden kurtarabileceğine inandıkları için bir derdi olanlar ikizlere gidiyor, onlara hediyeler sunuyor. Fildişi Sahilleri, doğar doğmaz ikizleri kahraman kimliğine mahkum ediyor. Fildişi Sahillerinde ikizler bu mirasın ağırlığıyla ve zorunluluğuyla büyüyor. Belki de kimsenin kahraman olmak zorunda olmayacağı, hiçbir kahramanlığın lüzumunun…

Devamını oku

Yangına Akraba Olmak

Yangın

Pavana Reddy bir şiirinde “babam fırtınaydı / annem yağmur / bir yangından doğdum / ama denizi miras aldım” diye yazar. Halbuki. Werner Herzog’un bir belgesel değil şiiri çağrıştıran bir filmi var, Into the Inferno. Cehenemme Doğru, gibi bir şey ediyor çevirince. Orada, Avustralya’nın kuzeyindeki bir adada, bir kraterin içinden dünyanın göbeği gözüküyor, ateş, alev, lav.…

Devamını oku

Yangında sıra beklenir mi?

Yangın

Şubat ayı ikinci Misafir yazısı, SİNEM YILMAZ‘ın hem nüktedan hem anlayan kaleminden… Devlet dairesindeki metalik, yıllık, evladiyelik, yıkılmaz, eğilmez dolap dört tekerin üzerinde olsa atla üstüne eve kadar sür. Ya da sürme. Elini o dolaba hiç sürme. Demir menteşelerden kıvılcımlar çıkıyor, düşünceler üşüşüyor, üşüyor ve düşünüyor. Düşüyor bile olabilir ama vazgeçmiyor. 0.2 ila 1.7 milyon…

Devamını oku

Milenyum Girdabı

Yangın

Bu yazımda bir arkadaşımın başından geçen bir hikayeyi anlatacağım size. Genelde kendimi bire bir kendi yaşadığım anılarımla anlatan biri olarak, bu defa bana çok dokunmuş, içime işlemiş bir hikaye anlatmak istedim… İzninizle isimleri değiştiriyorum. Sene 2000. Yaşlar 14-15. 1999 depreminin tozunu toprağını üstümüzden yeni atmışız… Hatta 1999 o kadar hızlı bitsin istemiştik ki, 31 Aralık…

Devamını oku

Bu Bir ‘Yangına Odun Atmak Yerine, Kovayla Su Dökme Çağrısı’dır…

Yangın

Bizi diğer canlılardan ayıran en kıymetli özelliklerimizden biri sözcüklerimizken, biz kendimizi rahatça ifade edemiyor, tam da istediğimiz gibi güçlü ve tatmin edici ilişkiler kuramıyoruz. Açıkça dillendirmediğimiz isteklerimizi, yerine getirmeyenleri fark etmeden yargılıyor ‘nasıl anlamaz/bilmez’ diye düşünerek eleştiriyoruz. Reddedilmek, yanlış anlaşılmak, yargılanmak ve kabul görmemekten aklımız çıktığından, kendimizi açıkça ifade edemez hale geldik. İhtiyacımızı dürüstçe söylemez,…

Devamını oku

1 2 3 4 5 53
YUKARI ÇIK