Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Mahalle Yanarken Saçını Tarayan Kadın

Yangın

Her sabah güneş doğar, her akşam hiç sektirmeden batar. Dünyanın 23 saat 56 dakika 4 saniyede kendi etrafındaki bu türü kimseyi şaşırtmaz. Ana kıtalar her gün birbirinden 3 santimetre uzaklaşır ama hiç kopmaz. Her gün birileri aldığı ilk oksijenin ciğerlerini yakmasıyla basar çığlığı. Başka birileri, ki bu da sektirmez hiç, aldığı nefesi geri veremez. Hayat, insanın adının doğum belgesinden yoklama defterlerine, diplomalardan banka cüzdanlarına, kapı zillerinden telefon rehberlerine dolaştığı uzun bir yolculuk.

Benim adım ise hiçbir yerde yok. Adım bir yerde varsa da sesleneni yok. O sabah da diğerlerinden farksız bir şekilde başladı. Evimin sokağı gören penceresinden bakıyorum sakin sakin. Hep yaptığım gibi. Önce okula ve işe giden gelip geçecek, ardından sokak seher sessizliğine bürünecek. Okuldan dönen çocuklar, sokağın her bir köşesinde kendi dünyasını kuracak. “Burası bizim evimizmiş, burası da denizmiş.”

Sonra sırasıyla tüpçü, zerzevatçı, seyyar satıcı, simitçi geçecek. Sesleri, evlerin içini dolduracak. Arabalar geçecek, gün dönecek, insanlar gün içinde biriktirdikleri telaşları yarın yeniden düşünmek üzere çantalarına koyacak ve evlerine gidecek. Tüm ikiyüzlü, kendine yeten yanılgıları bir araya getirdikleri sofralarda yemeklerini yiyecekler. Bugün sevdikleri ve başlarının üzerine koyduklarına yarın ağızlar dolusu küfürler edecekler. Yastığın altına biraz daha fazlasını koymanın derdiyle unutulup gidecek bugün küfür edilenler. Yarın hep başka bir düşmanı getirecek.

Üç yüz altmış beş gün, altı saat böyle geçecek. Dünya döner, yaşam devam ederken ben, hep evimin penceresinden olanları izleyeceğim. Akıp giden hayatın kaydını tutacak gözlerim, elimdeki tarağım. Hayata karışmanın, kalabalıklardan biri olmanın kurallarına ayak uyduramayacağım. Aynı şeylere üzülüp, aynı şeylere sevinmenin gereğini idrak edemeyeceğim. Onlar ve diğerleri ayrımı zihnimi köreltecek. Benden beklenenleri kabul ederken kalbim ezilecek.

O gün, onların bir anda tüm mahalleyi saran ve üç gün sonra acısı unutulacak yangınları kalbimi harlamayacak, saçlarımı taramaya devam edeceğim. Ama hayat hep galip gelecek. Her şey, her şeyin yerini alacak çünkü esas olan yaşamaya devam etmek. Yarına çıkamayanın yası üç gün sürecek, dördüncü gün acısı o kadar da hissedilmeyecek. Yangından arta kalanı yağmalamakla geçecek kalanı. Çünkü idi, egoya teslim ettiğimizde çirkinleştik, hesaplar yapmaya başladık. Ben kalabalıklara karışmak için elimi alev alev yanan sobaya değdirdiğimde çığlığımı, yürüdüğümde bukle bukle dalgalanan saçlarıma bakma isteğimi susturduğumda bittim. Varlığı olmayana indirgemek de benim lanetim oldu.

Ben sizi öldürmeyen acının küskünüyüm, çünkü benim acılarım beni öldürdü.

Bu yazıyı paylaş...

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*

Yangın tarafından en son yayınlananlar

YUKARI ÇIK