Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Kişinin Kendi Takvimi

Takvim

Bu yazı, yazarlarımızdan Gözde Urfalı ile Faik Kırgız’ın müşterek yazısıdır.
Çünkü yazı bazen çok müşterek bir çabadır.

Denizin ortasında bir yerde takvimi düşünüyoruz. Kişinin kendi takvimini. Yaşam deniz gibi, denizin ortasındayken gibisinden fazla hatta ta kendisi. Bir pusulan olmazsa şayet nereye gideceğini bilemezsin, demir atmadan önce yerini düzgün belirlemezsen dümenini sağlama alamazsın ve rüzgarı arkana almazsan yelkenleri açamazsın.

Böyle böyle dönüp kendi takvimimize bakmaya çalışıyoruz. Oluşturabilmiş miyiz? Onu anlamaya çalışıyoruz. Gökyüzüne veriyoruz yüzümüzü, nedir diyorum takvim? İnsanın kendi takvimi. Gökyüzünden duymuş gibi fısıldıyor kulağıma “Arşiv”, heyecanlanıp kalkıyorum yerimden, “Pusula!” gülümseyip devam ediyor, “Deneyim”…

Güneş batmak üzere, batmadan bulmak istiyoruz. Kişi nasıl oluşturur takvimini ve bu takvim ne işe yarar hayatta? Kendi takvimimize bakıyoruz. Ne çok benziyor tüm yaşamlara. Üzüntü acıya dönüşünce öfke nasıl da beliriyor her kalpte. Ne çok kalp kırıklığı, ne çok yenilgi ve ne çok zafer sanılan razı olmalar var hayatta. Peki ne işe yarıyor insanın kendi takvimi?

Karar veriyoruz. Hiç kendimize dönüp bakmadan karar veriyoruz. Hızlıca karar veriyoruz; Geçmiş ancak dönüp takvimine bakamayanlar için tekerrürden ibarettir. Kişinin kendi takvimi bu yüzden çok önemlidir.

Kararımız kesin ama her günü dünmüş gibi yaşamaya devam ediyoruz…

Bu yazıyı paylaş...

Tags:

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*

Takvim tarafından en son yayınlananlar

Hayır, ölmedi

Her anında çok güçlü hissetmek isterdi Sevil teyze. İsmini koyan dedesinden gülümseyerek

Takvim bir yalan

‘Bu bir kabus!’ diye düşündü. Bir zamanlar -belki yıllar önce belki daha
YUKARI ÇIK