Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Kategori Arşivi

Yol

Dursun’un fiyaskosu

Yol
1000x1000

Bu ayın ikinci Okur Yazısı, Alican Arıcan‘ın kaleminden. Kedere kaderin gözünden bakan, güzel insanları hatırlamaya duran bir yazı… “Herkes kazanmaktan bahsediyor, kaybetmekten korkmayanların adını anan yok. Halbuki hayat sürekli kazanarak yaşanmıyor. Belki de yaşamı güzel kılan şey bu. Bu konu üzerine de pek kimse eğilmiyor. Dolayısıyla bir şekilde kazanmak hep gündemde ve kazanmış olduktan sonra…

Devamını oku

Giden ve Kalan

Yol
1000x1000

Bu ayki Okur Yazısı’nın ilki, Suna Keleşoğlu‘ndan. Uğurladıklarımıza selam duran, kalmanın yükünü sırtlanan bir dille ve kalemle, yalnızlığın kesifliğini anlatıyor. “Her şey boş, şimdi başka yerlerde olmam lazım. Sonu yok bu yolculukların.” Hep böyle başlardı O’nun gidişleri. Tutunamayan ya da kaçan olmayı tercih edenlerdendi. Bir sonbaharı daha ülkesinden uzak geçirmek pahasına yine yollara düştü. Geride…

Devamını oku

Hazırlıklı olmalısın.

Yol

Kullanmadığım hiçbir vasıtada uyumadım, babamın kullandığı arabalardan başka. Hep yola bakardım. Hem ayrıca, her an her şey olabilir. Hazırlıklı olmalısın. Bu huyu nasıl edindiğimi hatırlamıyorum, kimden öğrendiğimi de. Sadece böyle gelişti, aracı kendim kullanmam gerekti, yolumu da kendim çizmem. Koca bir Marmara’nın sallandığı yıllardı, herkese öğütlenen bir deprem çantasıydı hazır bulunması için. Kapıdan çıkarken göreceğiniz…

Devamını oku

Güle güle git, Aysel.

Yol

Gitmelerin insanıydı o. Bir yere köklerini salarsa, kendinden azalacağına inanırdı. Bu yüzden de taşındığı hiçbir yerde uzun süre kalamazdı. Bakkalın adını öğrendi mi gitme vakti diye düşünürdü mesela. Küçücük bir selamlaşma kalbini ağrıtmaya yeterdi. İnsanlar birbirine emek vermesindi, bu dünya yeterince çekmişti birbirine emek veren, ardından da birbirinin kuyusunu kazan insanlıktan. Dünyadaki tüm savaşların, çekişmelerin,…

Devamını oku

Sevgili Evren

Yol

Dün çok güzel bir rüya gördüm. Babam, annem ve Başak ile beraber İtalya’ya gidiyorduk. Hem de arabayla. Tüm rüya, mavinin ağırlıkta olduğu fulü renklerdeydi… Sanki bitmeyen bir akşam üstü gibi. Bir ara, İtalya’ya daha tam yaklaşmamışız, tabii rüya olduğu için nerede olduğumuzu tam anlayamıyorum ama hissediyorum, dağların tepesinden denize bakıyoruz. Rüyamın ışığı akşamüstü ile gece…

Devamını oku

Seninle tanışıyor muyuz?

Yol

Okeanos ve Tethys mozaiğine bakıyordum. Milattan sonra 2-3. yüzyılda ortaya çıkmış bu eserde, hayat kaynağı ırmaklar tanrısı Okeanos ve eşi Tethys kafa kafaya vermiş bizlere bakıyordu. İki portre etrafında denizin çeşitliliğini yansıtan canlılar ve yunuslar üzerindeki Eroslar vardı. Okeanos kafasında yengeç kıskaçları ile tasvir edilirken, Tethysinkisi ise kanat figürleri ile bezenmişti. Sanki sanatçı bize suların…

Devamını oku

YUKARI ÇIK