Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Kategori Arşivi

Yangın

Yangına Akraba Olmak

Yangın

Pavana Reddy bir şiirinde “babam fırtınaydı / annem yağmur / bir yangından doğdum / ama denizi miras aldım” diye yazar. Halbuki. Werner Herzog’un bir belgesel değil şiiri çağrıştıran bir filmi var, Into the Inferno. Cehenemme Doğru, gibi bir şey ediyor çevirince. Orada, Avustralya’nın kuzeyindeki bir adada, bir kraterin içinden dünyanın göbeği gözüküyor, ateş, alev, lav.…

Devamını oku

Yangında sıra beklenir mi?

Yangın

Şubat ayı ikinci Misafir yazısı, SİNEM YILMAZ‘ın hem nüktedan hem anlayan kaleminden… Devlet dairesindeki metalik, yıllık, evladiyelik, yıkılmaz, eğilmez dolap dört tekerin üzerinde olsa atla üstüne eve kadar sür. Ya da sürme. Elini o dolaba hiç sürme. Demir menteşelerden kıvılcımlar çıkıyor, düşünceler üşüşüyor, üşüyor ve düşünüyor. Düşüyor bile olabilir ama vazgeçmiyor. 0.2 ila 1.7 milyon…

Devamını oku

Milenyum Girdabı

Yangın

Bu yazımda bir arkadaşımın başından geçen bir hikayeyi anlatacağım size. Genelde kendimi bire bir kendi yaşadığım anılarımla anlatan biri olarak, bu defa bana çok dokunmuş, içime işlemiş bir hikaye anlatmak istedim… İzninizle isimleri değiştiriyorum. Sene 2000. Yaşlar 14-15. 1999 depreminin tozunu toprağını üstümüzden yeni atmışız… Hatta 1999 o kadar hızlı bitsin istemiştik ki, 31 Aralık…

Devamını oku

Bu Bir ‘Yangına Odun Atmak Yerine, Kovayla Su Dökme Çağrısı’dır…

Yangın

Bizi diğer canlılardan ayıran en kıymetli özelliklerimizden biri sözcüklerimizken, biz kendimizi rahatça ifade edemiyor, tam da istediğimiz gibi güçlü ve tatmin edici ilişkiler kuramıyoruz. Açıkça dillendirmediğimiz isteklerimizi, yerine getirmeyenleri fark etmeden yargılıyor ‘nasıl anlamaz/bilmez’ diye düşünerek eleştiriyoruz. Reddedilmek, yanlış anlaşılmak, yargılanmak ve kabul görmemekten aklımız çıktığından, kendimizi açıkça ifade edemez hale geldik. İhtiyacımızı dürüstçe söylemez,…

Devamını oku

Hiç Çocuk Olmadım Ki Ben.

Yangın

Kabalıklaşmaya, okurlarla birlikte yazmaya, hep beraber anlatmaya devam ediyoruz. Bu ay sonunda birden fazla Okur Yazısı paylaşabiliyoruz. Şubat’ın ikinci Okur Yazısı, Sultan Yıldız Demir‘in sade, sakin kaleminden, bütün yaşananlar ve yangınlarda kolektif bir anlam arayan sesinden… Amazon ormanlarında bir kelebeğin kanat çırpması ABD’de fırtına kopmasına neden olabiliyordu*. Laf lafı açıyordu, açsındı. Sabahın kör karanlığıydı. Saatler…

Devamını oku

Bu yangın yeri

Yangın

İsterdim. İnanın isterdim yangın kelimesini duyduğumda aklıma gelen ateşin ‘aşk ateşi’ olmasını. Aşkla yanıp kavrulan yüreğimi anlatmak isterdim uzun uzun. Ya da karşımdaki gözlerde gördüğüm alevleri. Çığlık çığlığa sevişmeler gelsin aklıma, içim o sıcaklıkla dolsun isterdim. İsterdim. İnanın isterdim yangın kelimesini duyduğumda, ne bileyim, küçükken yaptığım bir yaramazlık, kibriti çakıp çıkarttığım ufak çaplı yangın gelsin…

Devamını oku

YUKARI ÇIK