Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Her ateş yangın değil.

Yangın

Türkçe çok güzel bir dil. İki kelimesi var yanan bir şey için: ateş ve yangın. Biri kontrolü, öteki deliliği anlatıyor.

İki milyon yıl evvel insanlar önce yangını kontrol etmeyi, sonra ateşi sıfırdan başlatabilmeyi öğrendi. Ateşe sahip olmak için ilkin yangını kontrol etmek gerekiyordu. Ateşi ehlileştirmeden önce güneş batınca insanlar da yatıyordu. Gün, kısa ve yarım kalıyordu. Oysa yangın günleri uzattı. Yangın, en çok geceleri. Çünkü yangın, güneşten azade bir ışık anlamına geliyordu. Hayat güneş battıktan sonra da karanlık mağaralarda artık devam edebiliyordu.

Lisan ve ateş, Darwin’e göre insan ırkının en önemli başarıları… Ateş de lisan gibi zor hem de, beceri ve birikim istiyor. Daniel Fessler diye bir adam, bir evrimsel antropolog, demişti ki, dünyanın her yerindeki her insan ateşe her zaman aynı heyecanla yaklaşmıyor. Sadece ateş yakmasını bilmeyenler, sadece ateşi kontrol edemeyenler, yani alevi bir tek yangında görenler ateşi merak ediyor. Günlük hayatında ateş yakmayı öğrenen çocuklar bu yüzden yangınlardan büyülenmiyor. Ateşi kontrol etmeyi öğrenemeyenler, yani bir türlü büyümeyenler, bu yüzden sürekli yangın çıkaranlara bayılıyor.

Sözü yangın olan kadını, adamı kim merak etmez tabii, sözü yangın olan insan herkese heyecan. Ama marifet yangını kontrol edebilende, dürüstlüğün ne kadarının ne zaman lazım geldiğini tespitte. Patronum, yağmurlu bir Londra’da dedi ki bana, insanlar dürüstlüğün kendi başına değerli olduğunu sanıyor, değil, nasıl dürüst olduğun ne kadar dürüst olduğundan daha çok önem taşıyor. Öyle işte. Ateş yakmak evet, yangın çıkarmaktan zor. Ama ateş yakanlar dünyaya, yangın çıkaranlardan daha şifalı geliyor. Senemkadın, en sevdiğim delisi dünyanın, demişti ki o da, en yangın sözü söylemek zor değil Dilara. Herkesin aklına ilk gelen şey zaten yangın oluyor.

Yangın sadece yıkımın sıfatı değil oysa, yangın aynı zamanda mücadelenin ve anlamın vasfı. Bugün, hangi gecen bitmiyorsa. Yangın yüzünden. Hangi gün bir türlü batmıyorsa güneş battığında da, yangından… Hangi rüya bitiminde seni uzun bir sessizlik alıyorsa, hangi dolunay rakıya düşüyorsa… hep yangından. Çok yorulsan da bitmemenin sebebi, çok bıksan da çekip gitmemenin, her şeye rağmen vazgeçmemenin sebebi. Yangın. Ateş büyümeyi anlatıyor, yangın büyülenmeyi. Bugün, yangını neyse benzini de o herkesin. Gün battığında zihninde ayakta kalan ve yanmaya duran neyse, teknesini götüren de o.

Bu yüzden ateşinize, yangınınıza, bitmeyen, batmayan gecelerinize sahip çıkın. Yangınlar çıkaranları değil ateşler yakanları, sizi soğuktan, karanlıktan kurtaranları kutlayın. Olgun bir ateşte yaktıklarınızı, kırmızı bir alevi izleyerek atlattıklarınızı, daha çok geceleri yazdıklarınızı bizimle paylaşın. Bu ay burada ateşler yakıp ısınacağız, yangınları söndürüp anlayacağız. 20 Şubat’a kadar yangın ile ilgili yazılarınızı dilara@hamamdadelivar.com’a gönderebilirsiniz.

Bekleriz. Yazdıklarımızda ve yanmaktan kurtardıklarımızda belki bir duygudaşlık keşfederiz.

(Resim: Petrus van Schendel)

Bu yazıyı paylaş...

Tags:

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*

Yangın tarafından en son yayınlananlar

YUKARI ÇIK