Hayret!

Mazi

Hayatın alametifarikası, uydurması mümkünsüz bir şey olması.

Yaz mevsiminde dolu gibi şaşırtıcı bir şey kerata, kütüphanede belki bir Kundera kitabının üzerinde bir kertenkele, kapıda tanımadığın bir yazardan bir mektup gibi. Sibirya meteorları, şaşırtmacalı limonata metaforları, Sudan’da bir anda bulunan düzinelerce piramit, Ball’s Pyramid’de ortaya çıkan 15 santimlik böcekler gibi- ki sahi dinozorlar ne zaman yok oldu (66 milyon 38 bin yıl önce diyorlar)? Meraklı sümüklü çocuklar gibi sorular sorduruyor boyuna, telaşın, alakanın bulanık sularında egzersiz yaptırıyor bize. Hay bin kurnaz!

Süper kahramanların, masalların, Latin Amerika’nın büyülü gerçekçi romanlarının tuhaflığında bir seyir hayat. 2006’da bulunan ve Süpermen’in Kriptonit’ine birebir benzeyen Jadarite mineraliyle, 4 metrelik mürekkep balıkları, İngiltere’de bir köyde dolaşmaya çıkan lamalar, hırsızların gelişini yere vurarak aileye haber veren evcil kara tavşanlar, çiçeğe benzeyen, kırmızılı pembeli Sh2-174 gibi nebulalar, Big Foot DNA’sı bulduğunu iddia eden insanlarla uydurması, taklidini, benzerini bulması çok zor bir şey.

Bazen de hiç değişmemesiyle hayrete savuran bir şey hayat. Aman mütemadiyen aynı mihnet-i devran, her daim aynı cinsiyetçi zihniyetleri geviş getiriyor çok fazla insan hiç sıkılmadan. Doğum kontrol hapı kullanan kadınların rahimlerinde minyonlarca ölü minyatür bebek olduğunu zannediyor Colorado’da bir papaz. Alabama’lı bir senatör kürtaj kliniklerini kapattırmaya çalışıyor; aldırılan bebeğin kadının en büyük organı olduğunu iddia ediyor utanmadan. Hırsızlık yapmayı reddeden 8,5 aylık hamile eşini dövüyor Çorlu’da, sokak ortasında bir adam. Değişmiyor bazen, büyüsünü solduruyor kadınların hayat değişmediği zaman.

Ama her şeye rağmen müstehzi bir gülüşe, esprili bir silkelenişe müsait, hah hah hah duydun mu diye garip bir şey hayat. Viyana’da 1800’den Günümüze Çıplak Erkekler sergisi birkaç günlüğüne nudist erkek ziyaretçilere açılıyor, İngiltere’de oyuncu adamın biri toplamda 2000 TV programında rol alıyor ekstra olarak, Şili’de 7,000 kişi domates şenliğinde domates fırlatıyor birbirine saatlerce.

Yani hayatın alametifarikası, uydurması mümkünsüz bir şey olması. Kimi şeylerini yaşamadan anlatmanın imkansızlığı hayatın, kelimelerin hep az, hep eksik kalması… Sevgiliye tahmin ve tarif etmesi güç bu tutkuyu, sevgilinin sesinin içimde çarpışmış, yenilmiş tüm parçalara tutkal oluşunu, her defasında bir bakışıyla o adamın kumsallarımı yalıtmasını, her bakışında bana yaz gelmesini, her baktığında şehrime sağanaklar yağışını, dokunuşunda içimdeki yunusun bir denizde dansını, cümlelerimin sonunu, ürktüğüm kabusların kabuğunu, alter-egomun kuyruğunu görmesini sevgiliadamın…

Hayatın alametifarikası böyle şaşırtıcı, büyüleyici bir şey olması.

İstanbul

Bu yazıyı paylaş...

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*