Ellerimiz ve elleri Uğur’un

Mazi

Ellerimi bak küçük ellerimi görüyor musun tombul parmaklı, yüzüklü, çıkıntılı ellerimi?
Yazan ellerimi, kızan ellerimi, okşayan seven ellerimi, ellerimi görüyor musun bak küçük ellerimi?

Ellerini, senin ellerini, dokunan, taşıyan, anlatan, hep bir yerlerdeki tozları kaldıran, ellerini diyorum ellerini senin, görüyor musun şimdi?
Ellerimi bak ellerimi, yemek yapamayan ellerimi, tuzu hep fazla kaçıran, makarnayı fazla diri, yumurtayı çok sıvı bırakan, hazır yemeklere yönelen ellerimi, onları diyorum biliyor musun sahi?

Ellerini senin ellerini, hani kabuslardan uyandıran, örtüleri örten soğuk olduğunda, soğukta birbirine çarpan ve hep benimkilerden daha sıcak olan, ellerini diyorum senin ellerini, düşünüyor musun hiç?
Ellerimi bak ellerimi kitapları üst üste koyan, sayfaları çeviren parmaklarımı tutan ellerimi, ellerimi diyorum hani ağır şeyler taşıyan, endişeli zamanlarda yüzümde dolaşan ellerimi, ellerimi benim, fark etmiş miydin?

Ellerini senin ellerini, iyileştiren, değiştiren, ısıtan ellerini, ellerini senin suların içinden, zamanın ötesinden gelen, öyle merhametli bir ses gibi, hani yağmurda bir nefes gibi, ellerini senin ellerini, kimse onlardan söz etmiş miydi?
Ellerimi bak ellerimi zorlandıkça birbirine vuran, ellerini diyorum ellerini, zorlandığında yüzünde dolaşan, ellerimizi diyorum ellerimizi, onları görmüyoruz görmemiz gerektiği gibi.

Ellerini diyorum Uğur Kaymaz’ın… 12 yaşında bir çocuktu, ellerini vurdular Uğur’un, ellerini, çocuk ellerini, merak ellerini, defter bulan, kalem tutan, babasına annesine uzanan, toprağa değen, toprağı gören ellerini vurdular. Ellerini diyorum Uğur Kaymaz’ın, sene 2004’tü, Uğur henüz beşinci sınıftaydı, ellerini onun ellerini 4 kurşunla parçaladılar. Ellerini onun ellerini vurdu asker, asker Uğur’un ellerini dört kurşunla vurdu, dört kurşunla Uğur’un çocuk elleri parçalandılar. Uğur’un elleri sadece toprağa değdi, sırtına dokuz ellerine dört kurşun isabet etti. Uğur 12 yaşında 13 kurşunla hayata veda etti.

Ellerine bakıyorsun, ellerimize.
Ellerimiz çaresiz zavallılar.

Ellerimize bakıyoruz ellerimize.
Hem biz çok bakarsak daha iyi bir dünya tutabiliriz zannederken…

Hiçbir şey gelmiyor ellerimizden.

Londra

Bu yazıyı paylaş...

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*