Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Seni diş macunu kadar çok seviyorum.

Başlangıçlar

Korkmuyorum. Hem de hiç.

Sen hayatıma girdiğinden beri hiç olmadığım kadar güçlüyüm. Hayatla çetin bir savaşa girebilirim örneğin. Bağırabilirim, kavga edebilirim, direnebilirim. Korkakça susabilirim ya da perişanlığımı kabul edip yardım isteyebilirim çekinmeden o savaşta, kazanmak için. Uzaklaşırım gerekirse, yeni bir hayat kurarım, korurum kendimi –dolayısıyla seni- ve bizi. Tanıdığım, bildiğim herkes ve her şeyden gidebilirim.

Öyle de yaptım zaten.

Yeniden başladım.

Yeniden başlamak dediysem yanlış anlama. Hiçbir başlangıç berisinden bağımsız değil. Geride bıraktığımız her şeyden bir parça var yanımızda. Bir obje, bir fotoğraf, bir yara izi, bir anı, ya da yalnızca bir his… Belki de yeniden başlamak değil de, kitabın sayfasını çevirmekti benimkisi. Hikaye devam ediyor, sayfalar arka arkaya çevriliyor, hayat akıyor. Her harf yeni bir kelimeye, her kelime yeni bir cümleye, her cümle yeni bir paragrafa, her paragraf yeni bir sayfaya başlangıç. Her gün yeniden başlıyoruz, her gün dünden devam ediyoruz.

Ama işte sana anlatmam gerekenler var, neresinden başlayacağımı bilemediğim. Sana söylemek istediklerim var, asla yüzleşmeni istemeyeceğim. Öfkeli olduklarım var senin hayatında yeri boş kalmasın istediğim. Üzüntülerim var paylaşıp da kalbini yormaya kıyamadığım. Ben sussam, anlatmasam, sen anlar mısın?

Tamam belki korkuyorum. Birazcık.

Benim yaptığım hiçbir hatayı yapma, benim yaşadığım hiçbir kırgınlığı yaşama istiyorum. Hata yapacağını/yapman gerektiğini, üzüleceğini/üzülmen gerektiğini bile bile hem de. Sonra diyorum ki, ben bildiklerimi aktarayım, öğrendikleri ile ne yapacağına o karar versin ileride.

Ve sana bildiğim doğruları aktarıyorum. Düzenli olmayı ama zaman zaman biraz saçmalamanın hiç de fena bir fikir olmadığını. Her zaman doğruyu söylemen gerektiğini ve sözün önemli olduğunu. Kendine güvenmen ama yeni bilgiyi almaktan vazgeçmemen gerektiğini. Asıl erdemin çok özür dilemek değil, sonrasında üzgün olacağın şeyi yapmamak olduğunu. Seçenekler arasında tercih yapabileceğini ama bazen alternatifin olmayabileceğini de kabul etmeni. Ağlamanın normal olduğunu ama bize istediğimiz şeyi getirmeyeceğini bilmen gerektiğini. Her şeyi paylaşmak zorunda olmadığını ama her şeyin paylaştıkça çoğaldığını. Kimsenin seninle aynı olmak zorunda olmadığını ve bunun senin zenginliğin olduğunu aktarıyorum sana.

Ve sen anlattığım her şeyi olağanüstü bir hızla öğreniyorsun. Hayvanat bahçelerine ve yunus parklarına gitmemen gerektiğini biliyorsun mesela, bitkilerin canı olduğunu… Gecenin bir yarısında uyandığında bile ‘bana biraz su verebilir misin?’ diyecek nezaketi gösterebilmeyi… Doğu Ekspresi’ne binip uzaklara seyahat etmeyi, vapurla Beşiktaş’a geçmeyi, Moda’da tramvayla Süreyya Operası’na gitmeyi… Nazım Hikmet’in ‘Seni Düşünmek’ şiirini, Kemal Burkay’ın ‘Mamak Türküsü’nü ve Çav Bella’yı… Tutsaklığın kötü bir şey olduğunu, zorbaların ve polislerin seni korkutmaya haklarının olmadığını… Küçük Kara Balık’ı, SerChe’yi, arkadaşını korumayı, cesur olmayı biliyorsun. Farklılıklara açık olmayı, yeni dilleri, yeni yerleri, yeni tatları, yeni insanları hayatına almayı beceriyorsun, eskileri unutmadan hem de…

Sana anlattıkça yeniden düşünüyorum hayat üzerine. Seni büyütüyorum. Ben büyüyorum. Yeniden cesaretleniyorum, korkularımdan sıyrılıyorum, başımı kucağına koyuyorum ve sen küçücük ellerini yüzümde, saçlarımda gezdiriyorsun. Kim anne, kim çocuk, karışıyor. İki olgun kadın, iki küçük kız, bir kanepede oturuyoruz öylece. Hayatı yaşıyoruz, sayfaları çeviriyoruz.

Diyeceğim o ki –benim küçük kızım, yoldaşım– madem yeniden başlayamıyoruz, başlarız biz de sadece! Daha bu sabah mesela, sen çişini yapıp ben dişlerimi fırçalarken bana ‘seni diş macunu kadar çok seviyorum anne’ dedin, ‘her evde var ya diş macunu, o kadar çok’! Yeni güne diş macunu kadar çok sevilerek ve koca bir gülümsemeyle başladım.

Lund

Bu yazıyı paylaş...

2 Comments

  1. Nasıl guzel nasıl içten duygulu bir yazı olmuş okurken çok duygulandım. Hep yazın siz bizde okuyalım. Badeye kocaman öpücukler. Sevgılerımle

    • Funda Hanim bu yorumunuzu simdi gordum, cok naziksiniz cok tesekkurler 🙂 Dilara olaganustu bir alan acti, ben de keyifle yazdim/yaziyorum. Bade’ye iletecegim opucukleri, sevgiler.

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*

Başlangıçlar tarafından en son yayınlananlar

Bitirmeden başlayanlar

‘Başlamak bir hevesle can bulur, kararlılık ve azimle akıp yolunu bulur ve
YUKARI ÇIK