Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Dilek Tut, Mumu Üfle

Bahane

Lütfen dikkatli olalım bu ay benim sularımda yüzüyorsunuz. Merkür burcuma girdi, 12 Haziran’ a kadar bende, 14 Haziran’da da kısmetse doğum günümde beraber mum üfleyeceğiz. Herkesi beklerim. Sonra da 15 Haziran’da istikamet Barselona. Kulağa ne kadar hoş gelse de benim gibi uçaktan korkan bir varlık için, doğum gününün hemen sonrası birkaç saat de olsa, uçağa binmek bir gece önce üfleyeceğim mumlara nefesimin yetmeme sebebi olabiliyor…

Neyse ama korku yok, Merkür bendeyken yönetici konumunda! Yaniiii kral tahtında oturuyor gibiii!
Yaniii kuralları ben koyuyorum!
Bu sene dileğimi mum üflerken dua eder gibi minik dudak hareketleriyle kendime saklamak istemiyorum. HEPİNİZ DUYUN BİLİN!
Ben bu yeni yaşımda dünya barışı, açlığın bitmesi, kadın-çocuk-hayvan-insan şiddetinin bitmesi ve toplumsal tüm sorunların çözülmesini diliyorum veee cips kola kilit diyorum.
Ama asıl! Gönlümün en önemli dileği, özgürlüğümün bence anahtarı, korkularımın en büyüğü olan uçak korkumun bitmesini istiyorum.
Sevgili evren, canım okurlar anlaştık değil mi?

Bu korkumla tam üç farklı yöntemle savaştım. Ne de olsa Allah’ın hakkı üçtür dedim.. Yok yok şaka, demedim. Sonuncu tekniğim en efektif sonuç aldığım teknik oldu. Ama konuya girmeden önce merak ediyorum siz korkularınızla nasıl savaşıyorsunuz? Kendinizi sürekli telkin edebiliyor musunuz? Ben bu konuda başarısızım ve kendimi telkin edemedikçe daha da başarısız hissediyorum..

1. Yöntem – Cenin pozisyonunda el tutma
Ben uzun bir süre çareyi havalanırken yanımda oturan kurbanın (tanıdık tanımadık) elini tutmakta buldum.. Fiks! Uçağa binersin, huzursuz tavuk gibi herkesin oturmasını izlersin.. Tüm düşme anı zamazingolarını dinlersin. Soğuk bir ter kaplar vücudunu. Hostesler gider, uçak sıraya girer.. Arada motor bir harlar, ‘sıçtık süreç başlıyor’ sonra meğerse pilot hafif gaza basmış.. Sonra sıraya girerken
‘Cabin crew hofhofofhofof check’ diye bir şey der.. O motor horrrrrrr yapar, uçak hızlanır ben hep ‘Ay pardon şoför bey cüzdanımı unutmuşum müsait bir yerde insem?’ demek isterim ama olmaz.. İşte o an, ıslak gözlerle yanımdakine bakarım, tanıdıksa zaten eli açık beni bekliyordur, değilse kendimi kısaca tanıtarak:
‘Merhaba ben Tuğçe, uçaktan çok korkuyouiuqnmfrum. Leinizji ay elinizi tutabilir miyim? Böööggğğğğijd qioejoidqh eoi pardon özür dilerim.’ Derken cenin pozisyonunda o eli tutar yanımdakinin üstüne kapaklanırım. Büyüdükçe bu yöntem de kendimi kendim gibi hissedemedim. Bu kadar ortalıkta yaşamak da hoşuma gitmedi bu durumu.. Ne de olsa kendinden bir bölüm sergiliyorsun izleyicilere.. Olmadı yani.. I ıh.. Yeni bir keşif yapmalıydım. Zaten 2011 yılı itibariyle neredeyse hiç yalnız seyahat etmedim.! PATATIK! PATATES!

2. Yöntem – ALKOL
Alkol her zaman için güzel bir seçenek ama agresif bir seçenek de olabilir. 3-4 cin tonik sonrası pilotlara yazdığım teşekkür mektubum vardır mesela. O uçağın bir dili olsa da anlatsa diyeceğim o uçuşu ama Mehtap Hanım da anlatabilir. Keza tüm rezillikler olurken benim sarhoş halimle başka bir yolcuya ‘ne bakıyorsun’ dememle elimdeki muzu atmam bir olmuştu, kendisi de uzaktan izliyordu. Sene 2015… Dün gibi hatırlarım. Yani ikinci yöntem de uzun vadede olmadı. Bu arada evet bir dönem sürekli mürettebata mektup yazdım, yaptıkları işin zorluğundan dolayı onlara teşekkür ettim. Sinirleri bozulmasın, konsantrasyonlarına bir şey olmasın diye mektuplarda hep ‘Aslansın kaplansın’ dedi.. Hatta bir keresinde pilottan cevap bile aldım. Ben THY olsam benim mektuplardan reklam yapardım. Ha bir de kendimi trende hissedeyim diye kendimi minik viskilerimle tuvalete kilitlediğim bir dönem de olmuştu..

Ama alkol zor. İndiğinde dert, uçakta yanındakine dert. Ağlaması var, agresyonu var. Şarap bir cacığa yaramaz, cin tonikte bülbül gibi şakırsın. Arıza yani.. Baktım alkolle olmayacak, Amerika’ya da uçmam gerekiyor (11 saat alkolü ne yapayım damardan mı alayım?). Dedim vitesi arttırayım. Telkin, yoga moga bir yere ilerleyemeyeceğim. Babayla yüzleştim, anneyle dertleştim ama yapamıyorum. Telkin kabiliyetim sıfır. Ben de bir psikiyatriste gittim ve ver gazı dedim.

(Sevgili Ray, hatırlarsan senin izninle gitmiştim. Burada bir yanlış anlaşılma olmasın.)

3. Yöntem – İLAÇ
Ve o gün bugündür XANAX almadan uçmuyorum. Yani bu da 3. Yöntem oluyor.
En iyisi… Açık ara! Uçak indi mi, kalktı mu, sallandı mı, köfte mi pasta mı? Amaaaaaaaan yemişim oluyorsun. Oluyorsun da uçaktan inince yapacağın aktivite de çok önemli.

Mesela yarın İzmir’den Istanbul’a uçacağım.. Şu an hava 35C ve süper ama I-phone’da o cibilliyetsiz Harry Potter’ın alnında olan şimşekten var. Uçak da bu anlamda benim için Voldemort. Ve inince mevlide gitmem gerek. Yani yarın o ilacı sanırım almayacağım… OOOOOF OF!

Neyse ama ben bu sene durumun nedenini iyice çaktım, Xanax da bu kadar uçmaya sakat iş.. Son seansımızda Ray de dedi.. Neden hep ailenle ilgili yazıyorsun, nedir yalnız kalamama durumun? (tabii daha derin konuştuk ama kısaca bu şekilde geçeyim size.)
Doğru ya dedim! Ben çocukluğuma, bu yazıyla beraber koyduğum görseldeki iki tatlı insanla geçirdiğim ve fotoğrafta olmayan iki ablamla Göztepe’deki evimize, çocuk olma konforuma çok erken veda etmişim, şimdi de o rolü geri istiyorum. Bir çocuk gibi korkmak da beni o role çok yakın hissettiriyor.. Sonra ailevi başka durumlar da var hem. Ben uçakta şu fotodan daha öteye gidemedim… Boyum uzadı ve gözlükle bayık bakışımı kapayabiliyorum o kadar.

Bu yüzden bu sene mumu üflerken, yeni yaşımı alırken, yeni yaşımı kutlamak, geçmişe vedanın yasını tutmamak, uçak korkumdan da ölesiye arınmak istiyorum!

Yani 4. Yöntem: DİLEK TUT – MUMU ÜFLE!
Canım okur gel 14 Haziran dünya dilek günü olsun! Ben her doğum günümde bu yazımı okuyan ve duygularımı paylaşanlar için ‘dilekleri lütfen kabul olsun’ diye de dilek tutayım. İçimizden mini duamız ve Amin’imizi de ekleyelim korkuları şutlayalım. Zaten ülke her gün bir korku filmi gibi geçiyor bari iç huzurda ortada buluşalım yahu..
Korku büyüyemememin, ya da büyümek daha çok korkmamın bahanesi olmasın.. İşte bu sene dileğim bu!!!!

Madem Merkür İkizler burcunda, ben de İkizlerim ve tahtımdan yönetiyorum, o zaman sevgili uçak korkusu seni hayatımdan kovmayı diliyorum! 33 sene seninle birbirimizi iyi tanıdık.. Sen de benden yorulmadın mı?
Yollarımızın ayrılma vakti geldi.
KİB BYEEEEEE!

(Ama lütfen yorumlara, korkunuzla başa çıkma yöntemlerinizi yazın. Çok değerli bir paylaşım olur.)

Bu yazıyı paylaş...

Tags:

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*

Bahane tarafından en son yayınlananlar

YUKARI ÇIK