Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Çekirdek Aileye Methiye

Yadigar

ba-ba

Ne zaman çocukluğum düşse aklıma, belleğimin köşesindeki otoparka babam arabayı park eder. Sarı mercedesini. Babamın sarı mercedesi ve deri koltukları o mercedesin hep en sıcak mevsimleri çağrıştırır bana. Çanakkale’de balık yemeyi, gezmeyi, kırmızıyı, yeşili ve Kral Fm’i. Bir arayış halini çağrıştırır en çok. “Miden bulanıyorsa biraz camını aç”. Araba seni tuttuysa ve yol uzadıkça uzuyorsa. Sabahın yedisinden akşamın beşine kadar ayaktaysan ve daha yirmine bile basmamışsan bin o arabaya. Çünkü ehliyetin yok. Çünkü boyun daha bir elli iki, çünkü tek bekleyişin haziran ayı ve yaz tatili. Bu bilindik bir döngü. Gözlerini açtığın günden beri o arabadasın. Bak, baban otuz dokuz yaşında. Babam benim içimde hep otuz dokuz yaşında. Sen hep otuz dokuz yaşında kal baba. Yazıyorum ya, görüyorum, dokunuyorum, araba sürüyorum ya güya. Parmaklarım, gözlerim ve o sarı Mercedes ki bana babamdan yadigâr.

ab-la

Büyüdükçe güçlendiğimi sandığım ve sarı mercedesin camını daha az açmaya başladığım mevsimler oldu. “Belki de” diyorum şimdi, “büyüdükçe güçlenmek neydi hatırladım”. Güçlenmek yalnız kalsan bile dimdik durmaktı, birken içinde binleri uyandırmaktı. Sen düşerken tutacak “senleri” çoğaltmaktı. Güçlenmek sevecek kudreti daima bulmaktı. Bunu biliyorum. Çünkü ablamdan öğrendim. Onun yeşil gözlerinden ve küçük ellerinden. Onun sesinin kırılışından, sesinin yükselişinden, tam da vaktinde kükreyişinden. Onun omuzlarının genişliğinden ve dinleyişinin dinginliğinden öğrendim. Onca okula gittim, dünyayı gezdim de derslerin en mühimini kız kardeşimden dinledim. Biliyorum, çünkü hissediyorum. İçimdeki bu süzülen korkusuzluk, nereye gidersem gideyim gözlerimde parlayan başıbozukluk ve sol yanıma yakın bir yerlerde, çok güzel günlerin geleceğine dair asla yok olmayan inanç bana ablamdan yadigâr. O abla ki, iyi ki var.

an-ne

Ve ben bütün başlangıçlarda ve cümle bitişlerde içimdeki cesareti işte böyle açığa çıkmaya zorluyorum: Ailemin kadınlarını seferber ederek. Annem musluğu açmış, bulaşık yıkarken burnunu çekerek ağlıyor. Halbuki annem bulaşığı eliyle yıkamaz, annemin bulaşık makinası ve hukuk diploması, bunların üstüne iyi bir Almancası vardır. Annemin güçlü tırnakları vardır, elini attığı her şeyi sonuna kadar başarır. Geceleri bile çalışır ve düşlerini büyütür geceleri. Düşlerini cilalar, onların haritasını çıkarır. Ama annem yine de bulaşığı eliyle yıkıyor ve musluğun sesine hıçkırıkları karışıyor. Çünkü ben gidiyorum. Ondan aldığım cüretle, sessizce ve bıraktığım her şeye şefkat ve merhametle gidiyorum. Biliyorum, içimde yıllarca uğraşıp da kurduğum ve koruduğum denizler var. Bak işte, bu denizler, bu cüret, şefkat ve merhamet bana annemden yadigâr.

ne-fes

Bugün susuyorsam anla ki sakinliğimden değil. Bu o öğrenilmiş ağırbaşlılıktan ve nefes alma ihtiyacımdan. Susuyorum çünkü konuşmaktan daha güzel bir yol arıyorum. Anla bunu ve biraz zaman ver bana. Bu suskunluklarım ağır ağır büyümekte, farkındayım. Ama ben zaten büyük sükutların insanıyım, kapıyı daima sessizce açar, sessizce kapatırım. Anlayacağın konuşmuyorum. Çünkü sözcüklerden hazzetmiyorum. Dilimde evirip çeviriyorum onları tarçınlı akide şekeri gibi. Bir yol arıyorum nefes alacak. Susuyorum çünkü ben küçükken de suskundum. Konuşkan değildim hiçbir zaman. Konuşmak sözünü kimselere vermediğimden susuyorum. Suskunluğum bana çocukluğumdan yadigâr. Bu sükût yeni değil, biliyorum. Biliyorsun. Bu ağır, bu gürültülü suskunluk bana çekirdeğimden yadigâr.

Bu yazıyı paylaş...

Tags:

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*

Yadigar tarafından en son yayınlananlar

“Ben böyleyim”

“Ben böyleyim.” Hayır sen “öyle” değilsin, kimse “öyle” değil. Dünyanın tek yöne

Kalav Köftecisi

Hava sıcaklığı hakkında yeteri kadar bilgi edinmeden kendimi sokağa attığım bir gün.

Ölümsüz Yazıtlar

En son ne zamandı sonunu görmediğin bir yola çıktığın? Bir bavula sığdırabildiğin

Bir batıp çıkacağım…

Acıklı çağrışımları oldum olası sevemedim. Ne zaman ağlayan birini görsem sessizce uzaklaşıyorum.

Sekiz Süper Kadın

8 kadın. Hayatımın farklı yıllarından, yaşlarından, kahkahalarından damıtılıp bugünüme kalan 8 süper
YUKARI ÇIK