Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Bu bir rüyaydı farz et.

Rüya / Uyanış

Bir sabah.
Yaka gibi boğazında uyandım İstanbul şehrinin. Belki de Londra’nın yüz senelik binalarından birindeydim. Belki hiçbir arafın ortasında bir kıvılcım. Doğacağım, doğacağım, rüya bu ya, çok doğaçlama bir tavırla bir koyda demir atacağım illa. Çünkü ya korsanım ben, ya balina.

Fakat iyi uyandım. Neresinde günün kim bilir. Belki erken kalkmam gerektiğini bildiğim için o stresle, gece 4’te (mübalağa bir ata sanatıdır bende) belki ortasında günün, öğlen 12’de. İçimde sessiz bir devrim gibi, kazandığım ama kırıldığım bir tartışma gibi kararsız bir deniz… Uyanmak o denizi karıştırmak demek. Dibinde ne vardı bu denizin, diye eşelemek demek uyanmak. Bir su altı arkeoloğuna dönüşmek demek. Diyerek uyandım.

Benim rüyalarım da uyanıklığım gibi tutarlı. Hep bir gemideyim bu hiç şaşmaz. Bazen korsanım, bazen balina. Bazen arıyorum ufukta yani, bazen buluyor biri beni. Bazen bulunduğuma rahatlıyorum, boşa değilmiş diyorum kaç yıldır yazıyorum kaçıncı yıldızı takıyorum gözlerimin arkasına, demek ki kaybolmamışım bir balinayım hala ve buluyorlar beni okyanuslarda. Bazen kaçıyorum. Kaçıyorum. Kaçıyorum. Sonra neden kaçıyorum ya ben bu rüyada balina değil ki korsanım diyorum. Korsan olduğuma sevinecekken uyanıyorum.

Bir yerinden uyanıyorsun yani muhakkak. Bir sabah. Bir pencereyi açıyorsun ki içeriye temiz hava dolsun. Sen ne kadar korsan olsan balina olsan sabah uyandığında ülkenin dikiş yerlerinde savaş haberleri okuyorsun. Korsan da olsan Türkiye’deki kadınların yüzde sekizinin okuma yazma bilmediği gerçeğine uyanıyorsun. Bir martı konuyor pencereme, ben hiç romantik biri değilim ben köşeli kenarlı bir dehlizim ama bir martı konuyor yine de pencereme. Balinayı hatırlıyorum korsanı, defineyi, delirmeyi. İndiğim derinliklerde bulduğum bir midyeyi. Denizi eşeliyorum. Bakıyorum, kuruttuğum bir yarada kendi aksimi görüyorum sürekli.

Uyanıyorsun orası kesin. Uyanırsan anlıyorsun rüyanın kehanetini. Rüyanın kerametini uyanınca anlıyorsun. Uyanıyorsun gözlerin mor. Uyanıyorsun, bazen gülümserken buluyorsun kendini. Korsan mıydım balina mı diyorsun. Baş ucunda bir defter duruyor. Gece kalkarsan aniden yazman için. Yarısı yazılmış ama şiire dökülmemiş dizeler duruyor defterde. Oraya “Gemi” yazıyorsun “Bu defa geminin ta kendisiydim.”

Rüya senin egzersizin. Balina mı olacaksın, korsan mı, gemi mi, bu kumar senin için rüya. Rüya, (erkeklerin yüzde 65’ine nazaran) kadınların sadece 28’inin istihdama katıldığını bildiğin topraklarda teneffüsün. Daha iyi bir dünya ummak tenezzülün rüya. Bu yüzden rüyayı görüyorsun, rüyaya yatıyorsun, rüyayı bekliyorsun çünkü başka bir ihtimal arıyorsun. Sonra uyanıyorsun. Mecbur çünkü ancak uyanırsan büyüyorsun.

Biz bu ay boyunca burada rüyaları ve uyanmayı yazıyor olacağız. Siz de rüyalara dalmak, uyanmaları anlatmak, uyanmak istemeyip rüyalarda kaybolanları anmak isterseniz 20 Nisan’a kadar bu konuyla ilgili yazılarınızı dilara@hamamdadelivar.com adresine gönderebilirsiniz.

Rüyaların ve uyanışların ortasında bir yerde belki yeni bir ayna keşfederiz.

Bu yazıyı paylaş...

Tags:

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*

Rüya / Uyanış tarafından en son yayınlananlar

Uyumuyorum bu bir rüya.

İki huyuma bölsen beni kendinden başka kimseye bölünmeyen bir kadın olurum. Ben

Erguvanların suçu yok

Bahar geldi sanmıştık, erguvanların suçu yok Uyandık Ben uyandım, kırlangıçlar uyandı Esas

Rüya Tabirleri Kitabı

Misafir Yazar yazılarımızın ikincisi Sinem Yılmaz‘dan. Sinem Yılmaz’ın sakince işleyen ve irdeleyen
YUKARI ÇIK