Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Bitirmeden başlayanlar

Başlangıçlar

‘Başlamak bir hevesle can bulur, kararlılık ve azimle akıp yolunu bulur ve pek tabi sonunda hayatın eskisinden daha iyi olur’ coşkusunu verir bu yolu başarıyla geçmiş tüm ermişler.

Ancak başlamak hiç tertemiz beyaz sayfalar kokmadı bana. Ya da ani, keskin ve emin adımların seslerini duyurmadı kulaklarımda. Eğer tamamen geçmişi bitirmek yoksa başlamanın içinde, başlamak bir süre arada kalmak demek… ”Topla topla topla, hooop dur çarpacaksın” edasıyla toplanıp coşan geleceğimle, korkup duran geçmişim arasında manevralarla yol almaktı benim usulüm başlamak.

Hayır bir de her yerde başlamanın kahramanlık hikayeleri, bir anda silinip atılan geçmişler, 1 günde bulunan hayatın yeni anlamları, kendini gerçekleştirmiş bi duruşlar böyle bi bakışlar, bambaşka biri olma cesaret öyküleri falan… Lan bi bana mı korku, kaygı, endişe, bu başlangıçlar? Bende niye o taptaze, enerjik, kabarmış göğüsler yok da ancak karnımda ‘yoksa yanlış başlangıçta mıyım?’ sancıları… Sadece büyük cesaretlerin işi mi ki başlamak? Korkamaz mıyım acaba yeni bir şeye başlamadan öncekileri bitirmekten?

Cevabı bulamadan, ‘herhâlde doğrudur canım n’apayım bi ben korkuyorsam, madem o zaman çok da çaktırmayayım’larla doluydu benim başlangıçlarım… Çok cesaret olmadan, az olanı da inkara kalkışmadan, yenilere başladım eskileri tamamen bitirmeye kendimi zorlamadan. Korku ve heyecanlarımla yeni şehirler ekledim hayatıma, önceki şehirlerden göçmeden, yeni görevler yüklendim halihazırdakileri omuzlarımdan indirmeden, paşa paşa biletler aldım tek yön havasına kapılmadan, dönüş kampanyalarını kaçırmadan, sırt çantamı takıp öğrenci rolüne tekrar girdim iş çantamı rüzgara savurup çılgın özgürleşme sahneleri yaşamadan…

Hep geçmişle gelecek arasında uzlaşan başlangıçlar yarattım ben; ne tamamen vazgeçerek, ne de tamamen giderek. Başlamalarım yan yollar açtı ana yoluma ek. Ana yolun tekdüze otobanında uykuya dalmadan, yan yolların heyecanlı engebelerinde zıplayıp tekrar hayata uyandıran başlangıçlar…

Herkesin ”yeter artık başlıycam doktorasına, başlıycam senin taşınma sevdana, başlıycam senin yeniden her şeye başlamalarına” nidalarıyla başladım ve belli ki onları da ‘başlattım’. ‘E girdin artık bi işe durursun, bak artık nişanlı kızsın git gel yorulursun, yaşın da geçiyor e bi çocuk doğurursun’. Bak beni de başlatmayın şimdi! Neyse artık o başka ‘başlama’larım… Herhâlde önce onlara ‘başlamadan’ bugünkü adımlara da başlayamadıklarım…

Vazgeçemesem de geçmişimden ve gel gel yapan hayallerimden, başlamak uzun yollar ve yıllar aldıysa da benden, hayallerimle hayatlarım arasındaki işbirliğinden doğdu benim başlangıçlarım. Korkularımla, karın ağrılarımla, ama bir o kadar da heyecanımla, ‘e bak işte oluyormuş’ diyen yorgun ama keyifli tavırlarımla ben bugünkü ben oldum, korku ve heyecanla, geçmişi tam bitirmeyen başlangıçlarımla…

Bu yazıyı paylaş...

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*

Başlangıçlar tarafından en son yayınlananlar

Her şeyin başında

Terk edilmiş bir sarayın sarmaşıklarla örülü duvarları arasında, şehir bugünkü haline gelmeden
YUKARI ÇIK