Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Bir söz söylemesini bekliyordu

Kadın Kahramanlar

Kadın adamın gözünün içine baktı. Kalbinin hızlanacağını zannederdin, hızlanmadı. Bir söz söylemesini bekliyordu.

Kadının annesi geldi aklına. Kangren olduğunda doktorlar ellerinin kesilmesini önermişti. Annesi, olur ki sırat köprüsünü geçersem, cennetin kapılarını açamam diyerek tedaviyi reddetmiş, birkaç haftaya kalmadan doğduğu evin yakınlarında bir yere gömülmüştü. Küçük kızı cennet fikrine bir türlü inanamamıştı.

Babası geldi aklına. Ellerini hep nasırlı hatırladı. Bir keresinde oy vermeden gelmişti de parmağı boyalıydı. Boyanın çıkması günler almıştı. Kadın sonradan öğrenecekti ki bazı renkler vücuttaki yaralar gibi önce koyudan yavaşça tene karışacak, bir süre sonra ise kaybolacaktı. Ne tezattı, babasının oy vermeden geldiği bir güne rastlamıştı karşısında duran adamın ‘seni almak istiyor’ demesi. Kendi vefatı da böyle ani olmuştu.

Kocası geldi aklına şimdi karşısında sessiz sedasız otursa da. Evlilik öncesi “belki iyi birisi çıkar” umudu vardı. Birkaç haftaya kalmadan o beklentiden yana bir şey kalmayınca, başka bir şeyi beklemeyi seçti, belki bir insanla yıllarca baş başa kalmanın hatıralarıyla bir sevginin yeşermesini… Ne safmışım diye düşündü şimdi. Kendini toparladı, bunların artık sırası değildi, adamın vücudunu bağlamak için çarşıdan aldığı ipin sağlam olmasına bir kez daha sevindi.

Adamın aklı ne annesi ne de babasındaydı. Birkaç kere kahve ahalisi tarafından uyarılmıştı. Mahalle şiddet haberlerine yabancı değildi ama adamın kadına yaptıkları huzur kaçırabiliyordu. Kimse de adamın başrol olacağı bir üçüncü sayfa haberine mahallece konu olmak istemiyordu. Adamın başına geleceklere dair artık bir fikri yoktu ve minnet dilemek için çok geçti. Gözlerini zor açık tutuyor, sandalyeyi ve göğsünü sıkıca saran ip nefes almasını güçleştiriyordu. Nefesinin durmayan hırıltısı, ağzında biriken kanla zaman zaman kesiliyor, son bir hamle yere tükürmeye çalışıyor, geri kalanını da yanlışlıkla yutuyordu. Sonrasında ise yine yeri göğü inleten ve bitmek bilmeyen öksürükler “Ne olacaksa olsun” diye geçiriyor olmalıydı içinden.

Kadın adamın sözünden ümidi kesti, ablasıyla göz göze geldi. Sırdaşı, dert ortağı, kardeşi, günlüğü… Sessiz bir helallik almak istedi. Kafasını öne doğru yavaşça eğdi. Ablası da aynı şekilde karşılık verdi.

Bir silah sesi geldi, bir duman çıktı, bir söz esirgendi. Yazıcı melekler birkaç saniye lal oldu.

Kadın kendi gözünün içine baktı duvardaki aynada odada keskin bir yanık kokusu. Yanmış suratını gördü, kocaman gözleri şişmiş, elmacık kemikleri ki Orta Asya kadınlarınınki gibi asil, yara bere içinde.

Kalbinin hızlanacağını zannederdin, hızlanmadı. Bir söz söylemesini bekliyordu, bir cümlesini temenni ediyordu. Gülümsedi. Annesini gördü aynanın yanındaki fotoğrafta, annesinin yanında babası, düğünlerinin sabahında çekilmiş. Boğazı düğümlendi, gözyaşları birikti, gözünü cam gibi kapladı. Bir aksa bir daha durmayacak gibiydi. Bir damla yaş dökülmesini beklerdiniz, dökülmedi.

Kadın cennete girme derdi olmadan kendi elleriyle, ikinci kurşunu kendine attı. Yılların esareti delici bir kurşunla sustu. Kadınla adam yan yana düştüler, akan kanlar birbirine karışmadı. Bunu bir siz gördünüz, bir de ablası.

Tırtıldı kelebeklerin en güzeli oldu, binlerce kanat çırptı gökkuşağı oldu. Toprak altında buldu huzurlu bir yastığı, bir yavru bülbül en iyi arkadaşı oldu. Cehennemi yaşadı diye fısıldadı hakkını helal edenler, cennetin kapısının bekçisi oldu.

Bu yazıyı paylaş...

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*

Kadın Kahramanlar tarafından en son yayınlananlar

Bir kahramanın itirafları

Kahraman kelimesi yiğitlik gösteren anlamına geliyor. Çoğunun kaçınmak isteyeceği bir anda, korkusuzca

Yaptığım en doğru şey

Yıllardır sevdiğim, her yıl heyecanla beklediğim, mumları umutla ve gerçekleşeceğine inandığım çocuksu
YUKARI ÇIK