Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Bir aralıktan sızanlar…

Yabancı

Aralık ayı boyunca bize öyle muazzam yazılar gönderdiniz ki, dibimiz düştü, yüreğimiz hop etti, içimiz bayram etti, yani sözün özü çok sevindik be okur ahalisi! Takip ettiğiniz, ilgilendiğiniz, sohbete katıldığınız için onur duyduk. Orada, dışarıda, aynı ekrana bakan ne çok yazar var, ne çok aynı dilde konuşan deli, ne incelikli yazı henüz paylaşılmamış dedik. Çok çok zorlandık bir tek yazı seçerken. Siz hep yazın e mi? Biz de daha fazla okur yazısı paylaşmanın bir yolunu arayalım ve bulalım.
Bu takdimle, Hamamda Deli Var, ilk Okur Yazısı’nı iftiharla sunar!
Bu ayki yazı Merdiye Vatanandıran’ın şiirsel kaleminden…

Bir aralıktan baktım ben bugün dünyaya, ruhumun ayakları tutmadı, umut yığıldı kaldı tam da oracıkta…

Bir kadındım ben bugün o aralıkta. Ne yapsa da bir türlü kendinde yer bilemeyecek, erk dünyaya erken gelmiş; kendisi alamayacak, hep verilenle yetinecek. Babasının kızı, abisinin kardeşi, kocasının karısı olacak; zincirini hep kendi elleriyle tutacak. Örttüm bedenimi, şükrettim; bıraktım bana beni sormayı, boğdum ben kendimin sesini, attım ben’liği bir köşeye, gömdüm toprağa tam da oracıkta.

Bir kediydim, bir köpektim, bir kuştum ve de balıktım ben bugün o aralıkta.

Ettim, kandım, candım; ama insan zulmüne, insafından el göremedim. Ses ettim, feryâd ettim, “İmdat” doldu içim. Bir yudum suda, kendi etimdi yediğim. Belki vicdana gider diye aradım, kendime bir de yol çizdim. Yine de yetmedi, yolumda yoruldum, kanadımdan vuruldum kaldım ben bugün tam da oracıkta.

Bedenimle ruhum sıkıştı kaldı benim bugün o aralıkta. Erkek dediğinin bedeni bile dar geliyor bir kadının ruhuna; “Belki de çıkartırım” dedim kendimi, kendi içimden bir aşkla.

El ettim, göz ettim, de ki o anda, mucizeye inanır gibi bir şeydim. Bir yoklama çektiler, kararlı/kararsız “Burada!” diye ses ettim. Astılar kimliğimi bir darağacına, hiç de beklemediler beni, yok yazdılar tam da oracıkta.

İşinden yeni çıkmış işçiydim ben bugün o aralıkta. Emektim, soframda kırılacak ve toplasan hepi topu üç edecek yumurtaya.

Hayalleri bile asgari bildim ben, “Bari bunlar okusun” kadar tutundum hayatta. “Bari bunlar yaşasın” deyip çoluk ve çocuğa, direndim, debelendim. Bir işin kazasına kurban edildim, yığıldım kaldım, iş dediğimi kendime mezar bildim ben bugün tam da oracıkta.

Müslümandım, Hristiyan’dım, Budist’tim ve de Yahudi’ydim ben bugün o aralıkta. “Hangi yanım daha çok doyardı?” diye baktım akan kanıma. “Hangi yanım daha Hak’lı, hangi yanım daha inançlı olurdu bir Allah’a bir kul olana?” Cenneti göreyim diye, cehennem mi edilirdi bu dünya?

Arafı gördüm, bildim, tanıdım ve kalakaldım orta yerinde tam da oracıkta.

Siyahtım, beyazdım, sarıydım ve kızıldım ben bugün o aralıkta. Ruhunun aynasıydım bakana; gördüğü kadar bendim, körlüğü kadar göz. Bir selam kadar ötedeydim, bir hal hatır kadar yakında. “Nasılsın” kadar sual edilirdim, yangınına suyu elimle verirdim. Komşuydum hepi topu, gün geldi kendimi bir küle muhtaç bildim. Kapımı kendi içime kapattım, artık kimseye de hoş gelmezdim. Aldım kendimi kilide vurdum, arasan da bulunmaz bir ben oldum, bakarsan tam da oracıkta.



Her şeydim ben, herkestim bugün o aralıkta. Fazla değildim kimseden, az da etmezdim uğur böceğinden. İyi ya da kötü değildim; eksik ya da kesik değildi vicdanım; hürriyetim hürriyeti kadardı herkesin; inancım inandığı kadardı ötekinin. Herkesin herkesi kadardı ederim. Herkesin istediği kadarını istedim. Az’ı çok’tan, çok’u yok’tan eledim.

Her şeydim ben, herkestim bugün o aralıkta. Yokladım göğü-toprağı, kadını-erkeği, vatanı-sılayı, siyahı-beyazı, doğuyu-batıyı, solu ve de sağı… ‘Sadece insan’ olamadım ben bugün o aralıkta… Kendimi tuttum, bir kutuya koydum; aldım, gömdüm, sakladım, unuttum, unutuldum oracıkta.

İstesen bugün ben her yerde bulunurum, ararsan şimdi beni tam da buracıkta…

Yazan: Merdiye Vatanandıran

Bu yazıyı paylaş...

Tags:

Bir Cevap Yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir.

*

Yabancı tarafından en son yayınlananlar

İki soluğumuzun arasında

Hikayelerimizin ne kadarını biz yazıyoruz? Ne kadarını varlığından bile haberdar olmadığımız bir
YUKARI ÇIK