Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Başlangıçlar

Başlangıçlar

Sevgili HDV ahalisi,

Burası bir yolun bitimi, bir çatalın belirdiği, bir kararın verildiği yer. Yüreğimin ortasından yediye bölündüğü, mürekkebin döküldüğü, işte öyle suyun çatlağa düştüğü yer. Ben 7’lerin uğuruna inanıyorum – inanmak meşakkatli bir spor anladım, ben de yeni başladım. Hatta dünyada en sevdiğim insan, ruh eşim, kardeşim Lalkadın’a dedim ki “bazen astrolojiye bile azıcık inanmaya başladım, şimdi ne yapacaksın?” Kardeşimkadın, benim bütün gezegenlerim, olamadığım beceremediğim bütün spiritüellikleri dünyanın, bana, köşelerime soğukluğuma baktı, “esas soru o değil ki” diye başladı, “esas soru bu bilgiyle sen ne yapacaksın?”

Burası deneme yazmaya başladığım günün 7’inci, Hamamda Deli Var’ın açılışının 6.5’uncu seneyi devriyesi. Zamanı gelen şeyler bitmeyi bilmeli, bilmeli yoksa acıklı bir şekilde tükenir ve içimin kemanlarını titretirler. Hamamda Deli Var (bildiğimiz haliyle) şimdi bitiyor, ve yeni bir takdim ve sistemle tekrar hayat buluyor. Hamamda Deli Var, yedinin sihrine ve kerametine inanmayı, kabuk ve deri değiştirip yeniden doğmayı seçiyor. Tükenmeden bitmeyi, bittiği yerde derhal ve yeniden filizlenmeyi… Veda etmeden kadehi vurup, işte ne bileyip kapıyı çarpıp gitmeyi, icabında afili bir dönüşüme girmeyi.

2011’den bu vakte şahsi, sinirli ve alayına umumi yazılarımda okur olarak sohbete katılan, yorumlarıyla yazılarımda yazarken farkına varmadığım anlamlar bulan ve katmanlar açan herkese gönülden teşekkürler. Bin kere, milyon kere mersi yüzüme, gökyüzüme baktığınız, yazıya dayandığınız, köşelerimden korkmadan beni duyduğunuz için. Beni tanıdığınız, benimle o lanet beyaz balinanın peşine takıldığınız, aynı okyanusa açıldığınız için. Aklınıza, fikrinize, mesainize, üşenmeden verdiğiniz geri bildirime sağlık. Onlarca kez şükür eleştirinize, tutulmayan güneşlerinize, yazılarımda temel diye döküp kat çıktığım istihzanıza, sözünüze. Size, sesime katılan sesinize ilelebet minnettarım. Şimdi yeniden çıktığım bu yola o gürültünün yüreklendirmesiyle çıkacağım.

Henüz Hamamda Deli Var açılmadan önce, ve hemen sonraki emekleme evremde yanımda yamacımda kamp kuran aile ve dostinsanlarımın tamamına (bilhassa sevgilimadama) dibine kadar dolu, ve daima sarhoş bir kadehle, muhabbetle şerefe! Eleştirilerinize, kulağınız kanayana dek dinlediklerinize, ben ille de gemi yelkenine bakarken uzatıp parmağınızı gösterdiklerinize teşekkür mahiyetinde size yüreğimin havadar kesimlerinde hanlar hamamlar kurdum. Ortada kimse yokken, fısıltılar bile eko yapacak kadar buralar dutlukken, ve Hamamda Deli Var henüz sadece bir filiz, bir fikirken yanımda durduğunuz, yazının kendine güvenmesine çanak tuttuğunuz, şımarttığınız, inandığınız, tam düşecekken bana hamaklar açtığınız, bana sütun mermer ne bileyim merdiven olduğunuz için teşekkür çok zayıf kalacak ve beni utandıracak. Daima minnet. Borç, keder, şükür, şükran. Gözyaşı, keder, mahcubiyet, bir daha çal Sam, bizi ihya et. Anladınız işte. Konuşturmayın gözlerim doluyor her yer toz içinde.

Artık biliyorum. Yazmak yalnız icra edilen bir hadise ama okunmak vallahi sosyal bir yüreklendirme. Okuyup anlayan, ortak bir nota, bir nokta bulan okurların varlığıyla Hamamda Deli Var bunca sene hevesle, daha kalabalık bir sohbetin bir parçası ve başlatıcısı olmak ümidiyle devam etti. Ben de burada sürekli ve sadece kendi sesimi duymaktan sıkıldım. Ve kalemi kuvvetli, zihni zehir gibi şahane, ve ümidi sihirli insanların yazdıklarına rastladıkça etrafımda, Hamamda Deli Var’ın bir solo şarkı olmayı bırakıp gürültülü ve çoksesli bir besteye dönüşmesi gerektiğini daha iyi anladım.

Hamamda Deli Var da üstünü silkeledi, yeni bir sabaha ve zamana uyandı. Senemkadın, benim çocukluğum, yüreğimin en kumsal, en dağlık, en hakiki mahallesinde dostluğum, benim New York’um, gecenin sabah demeye daha müsait vakitlerine dek bilgisayar başında bana kod öğretti, yol gösterdi, ben nehirde ormanda kayıpken beni yine okyanuslara itti. Sonra yüreği gözlerinde parlayan Ekinkadın’ın el emeğiyle sitenin logosu, beynine çapa atıp durulduğum ve zihnine tutulduğum insanlarımın teatisi ve önerileriyle tasarımı, sloganı, anlamı hepsi değişti. Yedinci senesine giren site, yedi kat deri değiştirdi. Artık her ay Hamamda Deli Var’ın yeni bir meselesi, hadisesi olacak. Ay boyu siteye düşen yazılar o mesele etrafında dolaşacak. Böylelikle buralar şahsi bir monoloğun değil, çoktandır özlemini duyduğum renkli bir agoranın hissini taşıyacak. Hamamda Deli Var’da altı buçuk yıl boyunca yazdığım 200’ü aşkın yazının da akıbetine zamanla karar vereceğiz.

Her şey çokça mevcut ama aradığın o bir tek balinayı bulmak çok zor hala hayatta. Hamamda Deli Var da, yüreği sakinleştiren, yolculuğu benimseyen bir söz arayanların geldiği o vaha olmayı umuyor. Balinanın peşine hep birlikte takılmayı. Sadece okunan değil, sohbete oturulan bir dijital mecra gibi davranmayı… Siz de katılın. Yeni delilere kucak açın, yazının yalnız, okunmanın kalabalık bir duygu olduğunu onlara kanıtlayın. Ve hatta, katılmak yaşamaktır, bir okur yazısını sitede paylaşacağız, siz de başlangıçlarla ilgili bir şeyler yazın, 20 Kasım’a kadar dilara@hamamdadelivar.com adresine yollayın,. Parolamız #hdvbaslangiclar, başlangıçların sizdeki tesirini yazıyla değil fotoğrafla, resimle, videoyla anlatmak isterseniz de Twitter veya Instagram’da paylaşın, biz de Hamamda Deli Var’dan yayınlayalım.

Kasım ayı rehavetin bitiminin, kozayı kabuğu kırıp yenilenmenin, yeni kararların, şehirlerin, hikayelerin, yani başlangıçların mevsimi. Siz hangi deriyi atıp üstünüzden, hangi ataleti yakıp ateşini izliyorsunuz? Hangi pencereyi kapatıp, hangi şarkının ritminde salınarak ve sarınarak koyu mavi bir şala, hangi denize iniyorsunuz? Hangi geminin pruvasında yüzünüzü rüzgara dönüp, hangi yıldızı büküp cebinizde, kendinizi hangi eski isimle çağırıyorsunuz? Hangi valizi topluyor, hangi yolu seçiyor, hangi çatalın önünde duruyorsunuz? Değişen siteyi bağrınıza nasıl basıyorsunuz, okuduklarınızı kapatıp hangi defterleri açıyorsunuz? Yürekte hangi ormanın filizini ekiyor, hangi denizin ilk dalgasını geçiyorsunuz? Yorumlarınızı, fikirlerinizi, yazılarınızı bekliyoruz.

Siz yine deli kalın, sevdiğiniz delilere bir zahmet sahip çıkın, başladığınız tüm hikayelerin, aheste süren güzün tadını çıkartın, yarım kalan yazıların ve yolculukların hiç bitmediğini hatırlayın, yeni hayatlara açılan kapıları aralayın. Her kapının ardında yeni bir denizin beklediğini, bu yolların, başlangıçların, denize açılmaların en nihayetinde bir hayat ettiğini unutmayın.

Yeni hikayelerde daima buluşmak ümidiyle,

Bu yazıyı paylaş...

Başlangıçlar tarafından en son yayınlananlar

Bitirmeden başlayanlar

‘Başlamak bir hevesle can bulur, kararlılık ve azimle akıp yolunu bulur ve
YUKARI ÇIK