Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Yazar

Pınar Dinç

Pınar Dinç 8 yazı paylaştı.

mm
Pınar 1985 yılında Adana’da doğdu. Dört aylıkken İstanbul’a geldi. İlkokul yıllarını bol bol tenis oynayarak ve ders çalışarak geçirdikten sonra Koç Lisesi’ne kendi isteği ile yatılı olarak başladı. Bilgi Üniversitesi’nde Sosyoloji okudu, Uluslararası İlişkiler’le yan dal yaptı, ama Uluslararası İlişkiler’den çok Türk Siyaseti ve Milliyetçilik çalıştı. Sonra Koç Üniversitesi’nde tarih ve toplum çalışmaları yüksek lisansına başladı, evlendi. London School of Economics’te siyaset bilimi doktorasını bitirdiğinde artık eski Pınar değildi, evli de değildi, ve Bade adında dünyalar güzeli bir kızı vardı. 2017 yazında İsveç’in Lund şehrinde yaşamaya başladı.

Bahane uydurma

Bahane

‘Bana bahane uydurma’ diyorum küçük çocuğuma. Yalanlarına, yanlışlarına, her türlü ayıplarına sonsuz bir pişkinlikle bahane uyduranlardan nasıl sıdkım sıyrılmışsa artık, henüz beş yaşındaki kızıma bahane uydurmanın güzel bir şey olmadığını, yaptıklarımızın sorumluluğunu almamız gerektiğini, hata yapsak bile yanlışımıza bahane uydurmak yerine nerede hata yaptığımızı kavrarsak aynı hataları tekrarlamayacağımızı açıklıyorum. Beni ne kadar anlıyor emin değilim.…

Devamını oku

Yol ne güzel şey. Gitmek ne güzel.

Yol

Ben küçükken babam iş seyahatlerine bizi de götürürdü. Dört kişilik çekirdek aile arabaya biner değişik şehirlerdeki çimento fabrikalarına giderdik. Gittiğim yerlere dair çok şey hatırlamıyorum, belki hatırlanacak yerler de değildi pek. Ama ailece yolculuklarımızı çok iyi hatırlıyorum. Şahit olduğumuz trafik kazalarını, babamın direksiyonu müzikal bir enstrüman gibi kullanarak radyoda çalan melodiden bağımsız yaptığı müziği ve…

Devamını oku

Uyuma(ma)k

Rüya / Uyanış

Gözlerimi açık tutmaya çalışıyorum. Uyumamalıyım. Bunun çeşitli nedenleri olabilir. Kıtalar arası yapılan bir seyahat mesela, uyku düzeninin şaşmaması için cin gibi uyanık durmak lazım gelebilir saatler süren yolculukta. Önde duran ekrandaki sıradan film seçkisinden birisini seçebilir, oyun oynayabilir, ya da harita üzerinden dünyanın hangi noktasının kaç kilometre yükseğinden uçtuğumuzu öğrenebiliriz. Bu konuda fena değilim, mesela…

Devamını oku

Herkesin bildiği bir hikaye

Kadın Kahramanlar

‘Müsait’ kelimesini ‘Flört etmeye hazır olan, kolayca flört edebilen (kadın)’ diye tanımlamakta beis görmeyen Türk Dil Kurumu, ‘kahraman’ kelimesini ‘Savaşta veya tehlikeli bir durumda yararlık gösteren (kimse)’ olarak tanımlıyor. Müsait olan kadındır yani, kahraman olan ise neyse ki kadın da olabilir, erkek de… Çünkü elbette kadınlar kahramanlar, en az erkekler kadar. Onca güç, başarı, duruş…

Devamını oku

Bu yangın yeri

Yangın

İsterdim. İnanın isterdim yangın kelimesini duyduğumda aklıma gelen ateşin ‘aşk ateşi’ olmasını. Aşkla yanıp kavrulan yüreğimi anlatmak isterdim uzun uzun. Ya da karşımdaki gözlerde gördüğüm alevleri. Çığlık çığlığa sevişmeler gelsin aklıma, içim o sıcaklıkla dolsun isterdim. İsterdim. İnanın isterdim yangın kelimesini duyduğumda, ne bileyim, küçükken yaptığım bir yaramazlık, kibriti çakıp çıkarttığım ufak çaplı yangın gelsin…

Devamını oku

‘Evet geçti, iyileştim’ diyorum.

Şifa

Henüz ilkokula başlamamışım, demek ki beş, bilemedin altı yaşındayım. Annem ve babam evde yok ve benden yedi yaş büyük ağabeyim ile bir başımızayız. Muhtemelen ilgi çekme isteği ve huysuzlanma haliyle ‘çok hastayım ben!’ diye tutturuyorum. Ağabeyim tüm ciddiyetiyle bir dolabı açıyor, bir şeyler karıştırıyor bir takım kavanozlar arasından çıkarıp bana yutmam için bir hap veriyor.…

Devamını oku

YUKARI ÇIK