Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Yazar

Ece Yosmaoğlu Doğulu

Ece Yosmaoğlu Doğulu 6 yazı paylaştı.

mm
Ece Yosmaoğlu Doğulu, Yalova’da doğmuş, Bursa’da büyümüş ve Koç Lisesi’nde okurken İstanbul’a yerleşmiştir. Koç Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler Bölümü ile birlikte İngiliz Dili ve Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nü bitirmiştir. Lise yıllarında okul dergilerine şiir ve denemeleriyle katılarak başlayan yazı hayatı bugün şarkı sözü, reklam müziği, sanat dergileri gibi farklı mecralarda halen devam etmekte. Diğer yandan DGL Music’in kurucu ortağı olarak iş hayatını sürdürmektedir. Arya, Lila ve Elya adında 3 kızı vardır.

Hazırlıklı olmalısın.

Yol

Kullanmadığım hiçbir vasıtada uyumadım, babamın kullandığı arabalardan başka. Hep yola bakardım. Hem ayrıca, her an her şey olabilir. Hazırlıklı olmalısın. Bu huyu nasıl edindiğimi hatırlamıyorum, kimden öğrendiğimi de. Sadece böyle gelişti, aracı kendim kullanmam gerekti, yolumu da kendim çizmem. Koca bir Marmara’nın sallandığı yıllardı, herkese öğütlenen bir deprem çantasıydı hazır bulunması için. Kapıdan çıkarken göreceğiniz…

Devamını oku

Erguvanların suçu yok

Rüya / Uyanış

Bahar geldi sanmıştık, erguvanların suçu yok Uyandık Ben uyandım, kırlangıçlar uyandı Esas şimdi rüya bahardı Bu şehrin bilhassa bahar vakti yürüyerek geçmeyi sevdiğim sokakları var. Sanki İstanbul’a bahar geliyorsa her şehre mucize inebilir. Her ne kadar bu yazıyı yazarken gripten, belimi iki büklüm eden ağrılardan mustarip olsam da, baharın hakkı yenmeyecek bir sihri var. Hele…

Devamını oku

Ama takdir edersiniz ki insanlar doğum günlerinde biraz hassas oluyor…

Yangın

Bir on yıl önceydi, izlediğim bir filmde iki yabancı, başkalarını kurtarırken ölenlerin anısına yapılan bir parkın bankında oturmuş konuşuyorlardı. İşte bu kadın mesela diyordu, bir yangından üç kişiyi kurtarırken hayatını kaybetmiş. Tüm film o anıtta başlayıp bitiyordu döngüsünü tamamlayarak, filmin başında dinlediği hikayedeki gibi, üç kişinin birden darmadağın olmuş hayatlarını yoluna sokarak, kendini feda edip…

Devamını oku

Savaşların şifası neydi doktor?

Şifa

Ayakkabısının burnunda biriken çamura bakıyor, başını öne eğdikçe koyu kestane saçları tel tel örtüyor yüzünü. Yanında annesi, kucağında kardeşi, sırtında ablasının eli. Çocuk, sen hangi şehirden geldin bu dile diyorum, söylüyor. Öyle mağrur, öyle metin bakıyor ki ruhunun büyüklüğü altında eziliyorum. Sabah, bizi evine getirdiğin için teşekkür ederiz, diyebiliyorum sadece. İlkokula başladığım, mavi önlüğüme kolalı…

Devamını oku

Hayat bir ait olma meselesi belki de.

Yabancı

Hayat diyordu, uzun bir aidiyet meselesi belki de. Göz açıp kapatıncaya dek öğrendiğin, edindiğin, alıştığın tüm süregelişlerin en labirent olanı. Doğruydu. Ben bu üçüncü on yıla gelmişken ne çok aidiyete doğdum, ne çok adres ezberledim, ne çok kılık değiştirdim. Sonra hangilerini teker teker, tekrar tekrar katlayıp masaya bıraktım. Alıştıklarımı bırakmak zorunda kaldım, yabancı kaldıklarımı taşımak……

Devamını oku

Yalnızca bir biletle yeni bir başlangıca

Başlangıçlar

Her başlangıç parmak izlerimiz gibi birbirinden hakiki, birbirinden farklı ve imza. Doğum gibi vaktini bekliyor, sancıyla… Ve “bazı şeylerin zamanı var, varsa da bir manası var” diyordu dostum bana yeni bir huy edinmemi söylerken. “Simdi yapabiliyorsan simdi yap, neden daha önce değil demeden.” Anadilim olmayan bir toprak parçasında, bir vagonda, başımı cama yaslayıp süratle geçtiğim…

Devamını oku

YUKARI ÇIK