Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Yazar

Dilara Omur

Dilara Omur 262 yazı paylaştı.

mm

Dilara, iki kız kardeşin büyük ve köşeli olanı, kadınları hep boşanmış ve kendine yeni isimler ve hikayeler yazmış deli bir ailenin bir deli kadını. İlk romanını çizgili bir deftere yazdı, ilk şiir kitabını yayınladıktan sonra bir daha hiç okumadı. Rüyalarında kendini daima bir gemide buldu, gerçek hayatta iki üç senede bir valiz ve ev topladı. Connecticut’ta film, İstanbul’da Psikoloji, Londra’da Yaratıcı Endüstriler, İstanbul’a geri döndüğünde ise Karşılaştırmalı Edebiyat okudu. Milliyet Sanat ve TimeOut İstanbul İngilizce’ye film yazıları, Suret’e psikokültürel makale yazdı. 2011 yılında yazdığı denemelerle Hamamda Deli Var macerası başladı, bir siteden ve adresten fazlası, bir vaat, bir kimlik oldu, bileğinde sırlı bir bilezik gibi durdu, sonunda kalabalıklaştı. Balinalara, kızlarına hediye diye pembe taç değil valiz veren ana babalara ve kadınların erkeklerle aynı şarkıları söyleyebileceği bir dünyaya inanıyor.

25 yaşından beri sevdiği bir sektörde, sevdiği bir film şirketinde, sevdiği bir işi yapıyor. Hala ve daima yazıyor. İlk yazısını kaç yaşında yazmıştı hatırlamıyor.

Öyle değil midir zaten, kim olduğunu kaç yaşında keşfettiğini hatırlamazsın büyürken?

Siz yabancısı mısınız buraların?

Yabancı

Aralık bir yabancılık ayı. Bitirmekte olduğum senenin ne kadarını üstlenebilirim, demek zamanı. Bu seneki hatıralarımın ne kadarında kendime yabancı bir kadınım, ne kadarında hak veriyorum hareketlerime? Bitirdiğim bu senede icra ettiğim tutarsızlıkların ne kadarı için kendimi affedebilirim? Hangi düğümleri attım bakayım, hangi yaraları açtım, neden çok az uyumaya başladım? Neden içindeki definelere rağmen o gemileri…

Devamını oku

Bir yıldızın peşinde…

Başlangıçlar

Bir sandalye çeksene. Ayakta kalma. Hatırladın mı bu şarkıyı? Hani işte şey. Heybenin, göçebenin, hikayenin şarkısı. Başlıyor bazen, yaksana bir mum o şarkı çalıyor işte, işte sesimde çatal, sesimde çakal bir cüce, biliyorsun ben yola çıkıyorum bu şarkıyı dinleyince. Londra’dayım, bunu daha önce de yaşamıştım, ne ilk valizim bu elimde eskiyen ne ilk giderek büyümek…

Devamını oku

Başlangıçlar

Başlangıçlar

Sevgili HDV ahalisi, Burası bir yolun bitimi, bir çatalın belirdiği, bir kararın verildiği yer. Yüreğimin ortasından yediye bölündüğü, mürekkebin döküldüğü, işte öyle suyun çatlağa düştüğü yer. Ben 7’lerin uğuruna inanıyorum – inanmak meşakkatli bir spor anladım, ben de yeni başladım. Hatta dünyada en sevdiğim insan, ruh eşim, kardeşim Lalkadın’a dedim ki “bazen astrolojiye bile azıcık…

Devamını oku

Hatırlamanın tanrısı bir kadındır.

Mazi

Beni hatırlıyor musun? Ben, mesela, beni hatırlıyorum. İsabet, yoksa tümden kaybolurdum. Biliyorum, evet. Ben kimim, çocukken nasıl biriydim, nelerden korkar, neleri merak ederdim? Nasıl büyüdüm, neleri kabullendim, hangi rüyalardan çoktan vazgeçtim? Neleri seçtim, neleri yüreğimi ağzımda taşıyarak sevdim, içimin bütün yağmurları yağarak, yangınları yanarak sevdim – neleri? Hangi hayalleri kurdum, hangi kabalıkları affettim, hangi kalenderliğe…

Devamını oku

Doğmak ve Sağanak

Mazi

Önce uykudaydım. Sonra uyandım. Tok, kayıtsız bir ses: “Kuvvetli sağanak ben,” diyen, dünya soğumaya başladığından beri buradayım. Efsane, hikaye, sabır. Tamam ne var bunda, ben de Dilara, 29 yaşındayım. Sağanak sakin, sağanak abi neticede, boru değil 4 milyar yıllık bir hadise, hayır dedi, artık değil. Değil doğru. Bugün 30 oldum ben. Yirmili yaşlara veda. Veda…

Devamını oku

İnsan yalnızca ihtimalden oluşuyor.

Mazi

Yalan dostum, şimdiki zaman diye bir şey yok. Bir yakın gelecek, bir de az önce tükettiğimiz ve yürekte daima demlediğimiz bir geçmiş var. İkisi de bıraksan seni illa bir yerinden yaralar. Bu bilgi haber değeri taşımıyor. Yara daima ve evvela bir ihtimaldir, bunu bilerek uyanıyordun rüyadan. Rüya –görebilirsen eğer- güzel bir hayaldir, rüya belki uzak…

Devamını oku

1 2 3 44
YUKARI ÇIK