Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

Bahane

Bu sahneyi hiç unutmayacaktı.

Apar topar çıkarken evden, kapının girişindeki emektar tokasıyla ıslak saçlarını tepeden topladı. Gür saçları hayatının her döneminde ruhunun yansımasıydı. Mor, kırmızı, turuncu, kısa, uzun, kıvırcık, yanmış, yıpranmış, ucundan biraz kırılmış, kırıkları aldırılıp budanmış, kendi kökünden güçlenip tekrar uzamış, her şeye rağmen her daim ışıldamış… Hayatta başına ne geldiyse, o dönemki hayat duruşu ne ise, neye…

DEVAMINI OKU

Son Eklenenler

Bahane

Dilek Tut, Mumu Üfle

Lütfen dikkatli olalım bu ay benim sularımda yüzüyorsunuz. Merkür burcuma girdi, 12 Haziran’ a kadar bende, 14 Haziran’da da kısmetse doğum günümde … Devamını oku

Yol

Dursun’un fiyaskosu

Bu ayın ikinci Okur Yazısı, Alican Arıcan‘ın kaleminden. Kedere kaderin gözünden bakan, güzel insanları hatırlamaya duran bir yazı… “Herkes kazanmaktan bahsediyor, kaybetmekten … Devamını oku

Yalan –aniden-, bahane -yavaş yavaş- öldürür bir ilişkiyi.

Bahane

Hani deriz ya, …çok gelmek istiyorum ama bir türlü fırsat bulamıyorum, …yapacaktım ama bir işim çıktı, …eşimin annesinin dayısının (bilmemnesine) gitmem gerekti de, ondan edemedim, keşke demesek. Bahaneyle yalan arasında bir fark olmadığını göremiyor muyuz? Belki de haksızlık ediyorum… Bir fark var: yalan –aniden-, bahane -yavaş yavaş- öldürür bir ilişkiyi. Neden mi? Çünkü yalan, mideye…

Devamını oku

Dilek Tut, Mumu Üfle

Bahane

Lütfen dikkatli olalım bu ay benim sularımda yüzüyorsunuz. Merkür burcuma girdi, 12 Haziran’ a kadar bende, 14 Haziran’da da kısmetse doğum günümde beraber mum üfleyeceğiz. Herkesi beklerim. Sonra da 15 Haziran’da istikamet Barselona. Kulağa ne kadar hoş gelse de benim gibi uçaktan korkan bir varlık için, doğum gününün hemen sonrası birkaç saat de olsa, uçağa…

Devamını oku

Nasıl güzel bahanedir şimdi…

Bahane

Bahane, aslını itiraf etmeye razı ve hazır olmadığındır. Aslında bilirsin. Neden hep valiz yaptığın bir hayatı seçtiğini. 7 sayısına neden inanmak istediğini. Ayağında kırılan kemiğe rağmen her gün yine de topuklu ayakkabı giydiğini. Bilezikleri takmaktan neden vazgeçtiğini. Şiir yazmaktan. New York’tan. Üniversitede kalmaktan, sadece ve yalnız yazmaktan… Kibar olmaktan, yaşının insanı gibi davranmaktan, yüreğini burkup…

Devamını oku

Dursun’un fiyaskosu

Yol

Bu ayın ikinci Okur Yazısı, Alican Arıcan‘ın kaleminden. Kedere kaderin gözünden bakan, güzel insanları hatırlamaya duran bir yazı… “Herkes kazanmaktan bahsediyor, kaybetmekten korkmayanların adını anan yok. Halbuki hayat sürekli kazanarak yaşanmıyor. Belki de yaşamı güzel kılan şey bu. Bu konu üzerine de pek kimse eğilmiyor. Dolayısıyla bir şekilde kazanmak hep gündemde ve kazanmış olduktan sonra…

Devamını oku

Giden ve Kalan

Yol

Bu ayki Okur Yazısı’nın ilki, Suna Keleşoğlu‘ndan. Uğurladıklarımıza selam duran, kalmanın yükünü sırtlanan bir dille ve kalemle, yalnızlığın kesifliğini anlatıyor. “Her şey boş, şimdi başka yerlerde olmam lazım. Sonu yok bu yolculukların.” Hep böyle başlardı O’nun gidişleri. Tutunamayan ya da kaçan olmayı tercih edenlerdendi. Bir sonbaharı daha ülkesinden uzak geçirmek pahasına yine yollara düştü. Geride…

Devamını oku

Hazırlıklı olmalısın.

Yol

Kullanmadığım hiçbir vasıtada uyumadım, babamın kullandığı arabalardan başka. Hep yola bakardım. Hem ayrıca, her an her şey olabilir. Hazırlıklı olmalısın. Bu huyu nasıl edindiğimi hatırlamıyorum, kimden öğrendiğimi de. Sadece böyle gelişti, aracı kendim kullanmam gerekti, yolumu da kendim çizmem. Koca bir Marmara’nın sallandığı yıllardı, herkese öğütlenen bir deprem çantasıydı hazır bulunması için. Kapıdan çıkarken göreceğiniz…

Devamını oku

1 2 3 57
YUKARI ÇIK