Çünkü iyi bir yazı okumak, iyi bir sohbete katılmak gibi kıymetli

İstisna

Şarkı, Gelincik, Arı ve Kadın.

Tanita söylüyor. More than a twist in my sobriety Mavi, aşağıyı her sabah yaptığı gibi şöyle bir süzdü. Değişiklik var mıydı? En sevdiği şeydi sabahları yeryüzüne bakarak olan bitenle ilgilenmek. Depresifti aslında ama güneşle savaşmazdı. Mavi, bulunduğu bölgeye çok yağmur yağdırsaydı eğer, ölebilirdi kırmızı. Mavi, şaşkınlığını hiç belli etmedi. Senelerin mavisi böyle bir kırmızıyı ilk…

DEVAMINI OKU

Son Eklenenler

İstisna

Hikayemin adı Yadigar

Hikayemin adı Yadigar. Yadigar kelimesinin sözlük anlamı bir kimseyi, bir olayı hatırlatan nesne veya kişi. Hatırladığım kimseler ve olaylar, olaylar yaşanırken şahitlik … Devamını oku

Bir demli çay

İşte o kadar.

Bunlar insanın düşündüğü şeyler değil. Ev alıştığımdan daha aydınlıktı, belki uzun zamandır bu kadar geç saatte oraya gitmediğim için. Apartmanda asayiş berkemaldi, … Devamını oku

Kendi seçtiğim bir yalnızlık

İstisna

Susmayı tercih etmek demek anlatacak bir hikayemiz olmadığı anlamına gelmez. Benim için konuşmak hiçbir zaman kolay olmadı. Bu manada, ‘kendi kendine konuşanlardan’ biriyim. Muhakkak etrafında da vardır. Kışı, karanlığı ve soğuğu hiç sevmedim. Özellikle Aralık sonlarında asgaride tutmaya çalıştığım sokak yürüyüşlerinde içimde oluşan titremelerin sebebini sadece bu kasvetle açıklayamam. Belki de bu yüzden, ne zaman…

Devamını oku

Hikayemin adı Yadigar

İstisna

Hikayemin adı Yadigar. Yadigar kelimesinin sözlük anlamı bir kimseyi, bir olayı hatırlatan nesne veya kişi. Hatırladığım kimseler ve olaylar, olaylar yaşanırken şahitlik yapanlar, zaman zaman yıkılıp gidenler, zaman zaman ayakta kalanlar. Benim ayakta kalanlarım bugün podyuma koyduğum 15 kadınım. Bu 15 kadını da doğurdum diyebiliriz. 9 ay karnımda büyütmedim, ama aylarca hayallerimde, kalemimde kağıdımda dölledim,…

Devamını oku

İmparatorluğun Kâğıttan Uçakları

Bir demli çay

“Yaşamak kolay değil ya kardeşler, Ölmek de değil ” Orhan Veli “Ne o?” derdi dedem. Dedem ki saçları beyazlamış bir çocuktu, ama anlarsınız ya, çocuktu işte hâlâ. “Ağız tadıyla bir çay da mı içemeyeceğiz?” Ve höpürdeterek çayından bir yudum alıp, Rusça konuşmaya başlardı. Harp okulunda öğrendiği Rusçası, gerileyen belleğiyle savaşan bir Sovyet askeri gibi dudaklarında…

Devamını oku

İşte o kadar.

Bir demli çay

Bunlar insanın düşündüğü şeyler değil. Ev alıştığımdan daha aydınlıktı, belki uzun zamandır bu kadar geç saatte oraya gitmediğim için. Apartmanda asayiş berkemaldi, apartman neye sahne olduğunu, birazdan köşedeki dairenin ağırlaşacağını pek tabii bilmiyordu. Uzun bir koridorun en sonundaydı kapı. Hep 50 adımda o kapıya vardıysam bu defa sanki 150 adım atmıştım. Ama apartman öyle sakin,…

Devamını oku

Tarihin tekerrürü ve çay

Bir demli çay

Çay getireyim mi dedi refakatçi kadın. İrkildim. -‘Efendim?’ -‘Çay, çay, içer misin?’ Acı karşısında yiyip içmek oldum olası tuhaf gelirdi bana. Yok teşekkür ederim diyebildim. Ben kendime alacağım dedi, gün içinde içtiğim 15.bardak olmuştur belki (gün içinde mi? saat sabahın 10’u. Gün ne ara başladı da içine bu kadar çay sığdı?). Diyemedim tabi. Şaşkın bakışlarımdan…

Devamını oku

Çayın Göztepe Hali

Bir demli çay

Benim gibi bol kadınlı bir aileden geldiyseniz beni daha iyi anlayabilirsiniz. Benim iki ablam, bir anneannem, canım annem ve iki teyzem var. Çekirdek ailemizin buluşma üssü Göztepe Ömür Çıkmazı’ndaki evimizin mutfağı. Lise 1’deyim ve mevsimlerden kış. Bol lodoslu ve mide bulantılı geçmiyor o dönem İstanbul’un kışları. Kış deyince illa kar, illa kar tatili oluyor. Fırtınalı…

Devamını oku

1 2 3 67
YUKARI ÇIK